Minari (2020) Eleştirisi — Kökler ve Yabancı Toprak
Lee Isaac Chung'un otobiyografik filmi Minari, Koreli-Amerikalı bir ailenin Arkansas'ta rüya kurma çabasını ve kuşak çatışmasını kırılmaz bir şefkatle anlatıyor.
Yazar: Meral Yıldız
Minari, hem evrensel hem de derinden kişisel bir film. Lee Isaac Chung, kendi çocukluk anılarından beslenen bu hikâyeyle "Amerikan rüyası" kavramını bir göçmen ailenin gözünden sorgularken; sevgi, başarı ve aidiyet kavramları üzerine ince bir şiir yazıyor.
Filmin Anatomisi
YönetmenLee Isaac Chung OyuncularSteven Yeun, Han Ye-ri, Yuh-Jung Youn, Alan S. Kim Yapım Yılı2020 (ABD) Süre115 dakika FestivallerSundance Büyük Jüri ve Seyirci Ödülleri, 6 Oscar adaylığı, 1 Academy Award (Yardımcı Kadın Oyuncu) Steven Yeun'un Jacob'ı: iyi baba ile takıntılı rüyacı arasındaki gerilim.Arkansas Çöllerinde Bir Kore Ailesi
1980'lerin ortası. Yi ailesi — baba Jacob (Steven Yeun), anne Monica (Han Ye-ri) ve iki çocukları — California'dan Arkansas'a taşınıyor. Jacob, küçük bir arazi satın almış ve burada Koreli sebze çiftliği kurmak istiyor; diğer Kore göçmenlerine satmak için. Monica kararlılıkla dursa da, ikisi de biliyorlar: bu rüyanın başarısız olma ihtimali çok yüksek.
Bu aşamada filme dahil olan karakter, filmin kalbini oluşturuyor: Güney Kore'den gelen büyükanne Soonja (Yuh-Jung Youn). Dediklerine göre "gerçek bir büyükanneye benzemeyen" Soonja; küfür bilen, kart oynayan, yatakta serseri davranan bir kadın. Ve küçük David (Alan S. Kim) başlangıçta ona mesafe koyuyor.
Minari Bitkisinin Metaforu
Minari, Kore mutfağının temel otlarından biri. Su kenarında büyür; özel bir bakım istemez, kendi kendine çoğalır. Soonja, torunu David'e bu bitkiyi öğretirken aynı zamanda ailenin varlığını tanımlıyor: ne kadar yabancı bir toprakta olunursa olunsun, köklenmek mümkün.
"Minari her yerde büyür. Çok güçlü bir bitki." — Soonja
Bu metafor, filmde doğrudan söylenmiyor — sadece bir sahne. Ama o sahne, Minari'nin neden bu kadar uzun süre hatırda kaldığını açıklıyor. Chung, sembolleri empoze etmiyor; hayatın içinde bulduruyor.
Soonja (Yuh-Jung Youn) ve torunu David: filmin duygusal omurgası.Yuh-Jung Youn: Oscar'ı Hak Eden Performans
Yuh-Jung Youn, Kore sinemasının efsanelerinden. Ama Batılı izleyicilerin büyük çoğunluğu onu Minari ile tanıdı. Ve tanımayı hakettiler: Soonja, hem komik hem kırılgan hem de derin bir karakter. Youn, bu üçlüyü hiçbir sahte nota olmadan dengede tutuyor.
David ile ilişkisi filmde yavaş yavaş açılıyor. İlk başta birbirlerine güvenmeyen büyükanne ve torun, süreç içinde birbirlerinin en büyük sığınağına dönüşüyorlar. Bu ilişki, Minari'nin duygusal omurgasını oluşturuyor.
Jacob ve Başarısızlık Korkusu
Steven Yeun, Jacob'ı oynarken "iyi baba" ve "takıntılı rüyacı" arasındaki gerilimi hissettiriyor. Jacob, ailesini sevdiği için rüyasına koşuyor; ama o rüya büyüdükçe ailesi geride kalıyor. Bu dinamik, filmdeki en gerçekçi çatışma: sevgi ve ihmalin aynı anda var olabileceği gerçeği.
Amerikan Rüyasının Göçmen Versiyonu
Minari, "Kim Amerikalıdır?" sorusunu hiç sormadan cevaplıyor. Yi ailesi, İngilizceyle güreşiyor, yerel kültüre uyum sağlamaya çalışıyor ama Kore kültürünü de yaşatmaya devam ediyor. Bu denge, ne romantize ediliyor ne de acımasızca çarpıtılıyor. Sadece gösteriliyor.
Yi ailesi Arkansas'ın kırlarında — Amerikan rüyasının göçmen versiyonu.Sonuç
Minari, anlatmak istediğini anlatıyor ama nasıl anlatacağını bilen bir yönetmenin elinden çıkıyor. Lee Isaac Chung, büyük duygusal sahneleri küçük anlarla kuruyor ve bu küçük anlar filme kalıcı bir dokunuş kazandırıyor. İzledikten sonra kendi ailenizi düşüneceksiniz. Belki de bir yetişkin olarak göremediğiniz şeyleri hatırlayacaksınız.
Kimlere Öneririz: Aile dramalarını sevenler, kuşak çatışması ve göçmen deneyimiyle ilgilenenler; Korece altyazılı filmlerden kaçınmayanlar.