Dünyanın En Kötü İnsanı (2021) Eleştirisi — 30'lu Yaşların Yüksek Sesi

Joachim Trier'ın Oslo üçlemesini kapatan Dünyanın En Kötü İnsanı; 30'lu yaşların belirsizliğini, aşk ve kariyer çatışmasını Renate Reinsve'nin Cannes ödüllü performansıyla kusursuz aktarıyor.

Yazar: Meral Yıldız

Sinema Film

Joachim Trier'ın Oslo Üçlemesi'nin son halkası olan The Worst Person in the World (Türkiye'de Dünyanın En Kötü İnsanı), 2021'in en konuşulan bağımsız filmlerinden biri oldu. Ve hak ediyor; çünkü bu film, 30'lu yaşların o belirsiz, kaygılı, hem özgür hem bunaltıcı dönemini bu kadar iyi anlatan nadir eserlerden.

Filmin Anatomisi

YönetmenJoachim Trier SenaristlerJoachim Trier, Eskil Vogt OyuncularRenate Reinsve, Anders Danielsen Lie, Herbert Nordrum Yapım Yılı2021 (Norveç) Süre128 dakika FestivallerCannes En İyi Kadın Oyuncu (Reinsve), Oscar Adaylığı (Uluslararası Film & Senaryo) Oslo geceleri ve 30'lu yaşların belirsiz coğrafyası.

Julie'nin 12 Bölümü

Film, bir prolog, 12 bölüm ve bir epilogdan oluşan kurgusal bir yapıyla anlatılıyor. Her bölümün kendi başlığı var ve Julie'nin (Renate Reinsve) hayatının farklı bir evresini kapsıyor. Bu yapı, filmi hem parçalı hem de bütünlüklü kılıyor — tıpkı 30'lu yaşların kendisi gibi.

Julie, tıp okuyup bırakıyor. Fotoğrafa geçiyor. Bir ilişkiye giriyor, çıkıyor. Yeni biriyle tanışıyor. Ne olmak istediğini bilmiyor — ya da biliyor ama kabul etmek istemiyor. Ve bu belirsizlik, filmde mahkûm edilen bir şey değil; anlaşılmaya çalışılan bir durum.

Renate Reinsve: Kameranın Doğal Partneri

Trier, filmde uzun planlar kullanıyor ve Reinsve bu uzun planları dolduruyor. Karakter, düşünürken, dinlerken, beklerken bile ekranda güçlü bir varlık oluşturuyor. Cannes'daki En İyi Kadın Oyuncu ödülü, jürinin bu seyrin farkında olduğunu gösteriyor.

"Ben bir tür kişiyim — ama tam olarak nasıl biri olduğumu hâlâ bilmiyorum." — Julie

Filmin meşhur "zaman durdu" sekansı — yılın en unutulmaz sahnelerinden.

Zaman Durduğunda: Filmin En Büyük Sahnesi

Filmin orta bölümünde Julie, tüm Oslo durmuşken (harfien: tüm şehir donmuş halde) sokakta tek başına koşuyor. Zamanı durduran ve sadece ona zaman veren bu sekans, başka bir anlatım biçimiyle mümkün olmayan bir özgürlük hissini aktarıyor. Ve bu özgürlük de geçici: zaman yeniden başladığında, hayat da başlıyor.

Bu sahne teknik açıdan da etkileyici — ama asıl gücü, duygusal doğruluğundan geliyor. Her izleyici o anda "evet, işte tam o his" diyor.

Erkek Karakterler ve Trier'ın Dengeli Bakışı

Aksel (Anders Danielsen Lie) ve Eivind (Herbert Nordrum) — Julie'nin iki önemli ilişkisi. Trier, ikisini de karmaşık birer insan olarak yazıyor. Biri daha yaşlı ve kararlı, diğeri daha genç ve akışkan. Julie ne birine ne de diğerine tamamen uyuyor. Ve Trier, bu uyumsuzluğu suçlamıyor.

"Kötü İnsan" Olmak Üzerine

Filmin adı bir paradoks taşıyor. Julie, standart ahlaki ölçütlerle değerlendirildiğinde "kötü" sayılabilecek şeyler yapıyor: ilişkileri bırakıyor, başkasına kayıyor, kararlarında tutarsız davranıyor. Ama Trier, bu ölçütlerin kendisini sorgulattırıyor. Kim "iyi insan"? Ve iyi insan olmak, gerçek olmakla bağdaşabiliyor mu?

Renate Reinsve'nin Cannes'da En İyi Kadın Oyuncu kazanan Julie'si.

Sonuç

Dünyanın En Kötü İnsanı, 30'lu yaşlarda olan herkese bir şey söylüyor. Ama daha geniş bir perspektiften, bu film "kendi doğru yolunu bulmaya çalışan herkes" için geçerli. Norveç sinemasının en olgun örneklerinden biri; hem eğlenceli hem düşündürücü, hem hafif hem derin.

Kimlere Öneririz: Romantik drama severler; otuzların kaygısını yaşayanlar veya yaşamış olanlar; Norveç sinemasını keşfetmek isteyenler.