Yaşa Takılanlar: Slayer - Reign in Blood
— Kaynak: Bant Mag
Def Jam’den çıkan ilk metal albümü ve aynı zamanda Rick Rubin’in bu janrdaki ilk prodüksiyonu, artık tam 40 yaşında.
Slayer’ın yıllar içinde thrash metalin başucu albümlerinden birine dönüşen Reign in Blood’ı, artık tam 40 yaşında. İlk dinleyişten bu yana neler değişmiş? Şarkıların arasına neler sızmış? Yaşa Takılanlar açtı ve yeniden dinledi. Slayer’ın hem sesini dönüştüren hem de dinleyici çemberini kıran bir eşik. LL Cool J, Run-DMC ve Beastie Boys gibi hip hop kataloğuyla tanınan Def Jam’den çıkan ilk metal albümü ve aynı zamanda Rick Rubin’in bu janrdaki ilk prodüksiyonu. Kâğıt üzerinde birbirine uzak görünen bu birliktelik, grubun etki alanını thrash gettosunun çok ötesine taşıyor. İlk dinleyişte hissettirdikleri vs. bugün hissettirdikleri Abimin bana “duyabileceğin en hızlı şey” diyerek Reign in Blood kasetini gösterdiği ânı hatırlıyorum. Kulağımız artık çok daha ekstrem seslere alışık ama yine de albüm aynı şiddetle çarpmayı sürdürüyor. Bugün hâlâ thrash metalin zirvesinde anılan bu kaydın meselesi yalnızca grubun ulaştığı tempo değil; metali kendi mitolojisinden ve gereksiz süslerinden nasıl arındırdığıydı. Artık 40 yaşına giren bu 28 dakikalık dolaysız kayıt, türün damarlarında dolanan punk mirasını keskin biçimde teşhir ediyor. “Albüm o kadar kısa ki tamamı tek kaset yüzüne sığabiliyor. Reign in Blood’ın ilk demoları toplamı 34 dakika kadarmış. Grup parçaları hızlandırdıkça albümün süresi 28 dakika 58 saniyeye kadar düşmüş. Tom Araya miks sırasında toplam süreyi fark edip Rick Rubin’e bunun albüm sayılmaya yetip yetmeyeceğini bile sormuş. Rubin’in cevabı kabaca şu olmuş: 10 şarkı varsa albümdür”. Albümün kaset formatında 10 parçanın tamamı her iki yüzünde de yer alıyor. A yüzü bitince çevirip B yüzüne yine “Angel of Death”ten başlayabiliyorsunuz. Bu albümü gittiği yere kadar döndürün demek istemişler sanıyorum.