Yaşa Takılanlar: Red Hot Chili Peppers - Blood Sugar Sex Magik

— Kaynak: Bant Mag

Albümün şaşırtıcı derecede kuru ve çıplak sound'u ve daha az gösterişli, daha fazla fiziksel gerçeklik içeren duruşu, 90’ların ruhuyla çok iyi örtüşüyor.

Red Hot Chili Peppers’ın funk ve punk’tan taşıdığı enerjiyi Rick Rubin’in ferah prodüksiyonu ve büyük nakaratlarla buluşturan Blood Sugar Sex Magik albümü, artık tam 35 yaşında. İlk dinleyişten bu yana neler değişmiş? Şarkıların arasına neler sızmış? Yaşa Takılanlar açtı ve yeniden dinledi. 1991 gibi rock tarihinin birçok önemli ve havalı albümünün çıktığı bir yılda kendisine çok farklı bir yer açabildi. O yıl çıkan diğer albümlerin hiçbiri Blood Sugar Sex Magik’in yaptığı şeyi tam anlamıyla yapmadı. Red Hot Chili Peppers bu albümle kendine ait bir tarz ortaya koydu; funk, punk, hard rock, psikedelik rock, rap-vari vokaller ve pop melodilerini o zamanın müzik türlerini ayrıştıran ve karşıtlaştıran tutumun aksine tek bir grup kimliğinde birleştirdi. Böylece yalnızca kendi dinleyicisine değil; çok çeşitli müzik kitlelerine ulaşarak kabul gören ve saygı duyulan bir grup olmayı başardı. Blood Sugar Sex Magik’in bence en önemli özelliklerinden biri de önceki albümlerde var olan funk-punk enerjisini korurken onu ilk kez çok daha organik, sıcak, boşluklu ve olgun bir sound’a taşıyabilmiş olması. Sade ve enstrümanların birbirine alan tanıdığı bu sound ile grup üyeleri arasındaki müzikal uyumun albümün merkezinde yer aldığını hissedebiliyoruz. Blood Sugar aslında tek hikâye anlatan bir albüm değil. Ama parçaların büyük bölümünü birbirine bağlayan çok belirgin temalar olduğunu görebiliyoruz. Şarkı sözlerinde aşk ve şehvet arasında gidip gelen karmaşa, uyuşturucu / bağımlılık ve şehir hayatı (bu şehir: Los Angeles) temaları sürekli iç içe geçerek geride büyük bir yalnızlık hissi bırakıyor. Yani ilk bakışta aşırı eğlenceli görünen bu albümün özünde epey karanlık bir taraf gizlediğini söylemek yanlış olmayacaktır. Albümün akışı içinde bakınca “Under the Bridge”in hem Blood Sugar’ın hem de grubun dönüm noktası olduğunu söyleyebiliriz. O şarkıya kadar eğlenceli, vurdumduymaz ve oyuncu bir edada ilerleyen albüm, bir anda kendi yalnızlığını yaşadığı şehirle paylaşan bir psikolojinin karanlık yüzüyle karşılaşarak melankoliye sürükleniyor ve belki de bu kırılma, sonraki dönemlerde yazılacak “Californication” ve “Scar Tissue” gibi hitlerin de temelini oluşturuyor. İlk dinleyişte hissettirdikleri vs bugün hissettirdikleri Albümü çıktığı dönemin ruhu bağlamında incelersek, 1980’ler sonrası büyük cilalı rock prodüksiyonlarından tamamen farklı bir yerde duruyor. Şaşırtıcı derecede kuru ve çıplak bir sound ile daha az gösterişli, daha fazla fiziksel gerçeklik içeren bu duruşu, 1990’ların ruhuyla çok da iyi örtüşüyor. Üstelik bunu alternatif müziğin anaakıma doğru hızla ilerlediği bir dönemde, grunge’a hiç benzemeden ama o dönemecin en önemli albümlerinden biri olarak yapıyor. O yıllarda dinlediğimde en çok enerjisinden ve dinlediğim başka şeylere hiç benzememesinden etkilendiğimi hatırlıyorum. Şarkı sözleri cesur ve biraz karışık gelmişti. Orada yaşadığım kavramsal şüphelerin zihnimde müziğin akışı içinde kendiliğinden rahatladığını anımsıyorum. Bugün düşündüğümdeyse bence durum epeyce farklı. Bunca sene sonra bu albümün müzikalitesi bana çok başka geliyor; grup içerisinde her enstrümanın dengeli varoluşu, birbirlerine hem alan hem boşluk yaratarak iç içe geçmesi ve bu doğal akışın bunca sene sonra bile hiç yaşlanmaması çok etkileyici. Sample’lar, efektler, sololar ve daha niceleriyle birbirinin üzerine binme ya da önüne geçme kaygısı olmadan, herkesin aynı şeyi beraber anlatma şeklinin çok çarpıcı ve bu çabasız akışın çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Belki de albümün 35 yıl sonra hâlâ bu kadar taze duyulmasının sırrı tam olarak bu çabasız akışta yatıyordur. Blood Sugar Sex Magik albümü stüdyoda değil; Los Angeles’ta bir malikânede kaydedilmiş. Kapanışındaki “They’re Red Hot” ise Robert Johnson’ın 1930’lardan kalma blues şarkısının bir cover’ı ve bu malikânenin bahçesinde, gece saat 2 civarında kaydedilmiş. Parçanın kaydında arkadan geçen arabaların sesi bile duyulabilir.