Yaşa Takılanlar: DJ Shadow – Endtroducing.....

— Kaynak: Bant Mag

Sampling alanındaki yenilikleriyle enstrümantal hip hop’ta yeni bir çağın başlangıcını işaretleyen DJ Shadow albümü Endtroducing..... artık 30 yaşında.

Sampling innovationlarıyla enstrümantal hip hop çağının başlangıcını işaretleyen DJ Shadow albümü Endtroducing….. Artık 30 yaşında. İlk dinleyişten bu yana neler değişmiş? Şarkıların arasına neler sızmış? Yaşa Takılanlar açtı ve yeniden dinledi. Guinness World Records, Endtroducing…..’i tamamen sample alınmış seslerden oluşturulan ilk albüm olarak kayda geçiriyor. Etkileyici bir rekor, ama albümün önemini yalnızca bu teknik başarıya bağlamak, DJ Shadow’un burada yaptığı şeyi biraz ıskalamak olurdu. Bu albüm, birkaç saniyelik piyano yürüyüşlerinin, tek bir davul vuruşunun ya da nereden geldiği artık pek de önemli olmayan seslerin kesilip başka bağlamlara yerleştirilmesiyle oluşuyor. Endtroducing…..’de sample çoğu zaman bir referans değil; ham madde. Bu yüzden albümü hip hop’tan uzaklaşma girişimi olarak okumak da pek doğru değil. DJ Shadow, burada hip hop’ın temel yöntemlerinden birini alıp neredeyse mimari bir prensibe dönüştürüyor ve hip hop’ı geride bırakmak yerine, onun yönteminin ne kadar uzağa gidebileceğini sınıyor. İlk dinleyişte hissettirdikleri vs. bugün hissettirdikleri Albümün merkezinde Akai MPC60 MkII var. DJ Shadow, 1997’de verdiği bir röportajda bu aleti aldığında heyecandan bütün gece kullanım kılavuzunu okuyup sabahı beklemeden çalışmaya başladığını anlatıyor. Yıllar sonra dönüp Endtroducing…..’in karakterini yaratan şeylerden birinin tam da bu makinenin sınırları olduğunu söyleyecekti. MPC60’ın stereo sample süresi en fazla 13 saniye. On üç saniye. Bugün bir bilgisayarda yüzlerce kanal açıp terabaytlarca sesi projenin içine boca edebiliyoruz. DJ Shadow ise 63 dakikalık bir dünya kurarken sample’ları delicesine kesiyor, disklere kaydediyor, bounce ediyor, tekrar yüklüyor, yeniden kesiyor, yeniden katmanlıyordu. Dolayısıyla burada aşılması gereken bir engelden çok, albümün çalışma prensibini belirleyen o kıtlıktan bahsetmeliyiz. Ya da daha doğrusu, bir makinenin yapamadıklarının DJ Shadow’a ne yapması gerektiğini söylemesinden. Hadi biraz abartalım: “DJ Shadow bugün Endtroducing…..’i yeniden yapamazdı” diye düşünüyorum. Aynı MPC’yi satın alabilir, aynı plakları bulabilir, aynı sample’ları aynı yerlerinden kesebilirdi. Ama 1996’daki “açlığını” bugünün ikinci el piyasasından geri satın alması mümkün olmazdı. Çünkü Endtroducing…..’i bugün başka türlü duyuran şeylerden biri de bu. 1996’da müzik bulmak fiziksel bir uğraştı. Dükkâna gitmek, kasaların başına çökmek, yüzlerce plağı elden geçirmek, hakkında hiçbir şey bilmediğiniz bir kayda para vermek ve bazen bütün bunları yalnızca birkaç saniyelik bir sesi araklayabilmek için yapmak gerekiyordu. Eskiden samanlıkta iğne aranıyordu. Şimdi önümüzde birkaç milyar samanlık, bunların eksiksiz kataloğu ve hangi iğneyi sevebileceğimizi tahmin eden bir algoritma var. Buna rağmen iğnenin nerede olduğu konusunda pek fikrimiz yok. Endtroducing…..’in ham maddesinin önemli bir bölümü Sacramento’daki Rare Records’ın bodrumundan çıkıyor. Albüm kapağındaki mekân da burası. Mayıs 1995’te B+’ın çektiği fotoğraf, bugün plak kazıcılığının ikonografisine dönüşmüş olsa da aslında son derece sıradan bir ânı gösteriyor: iki insan raflara gömülmüş, bir sonraki plağı kovalıyor. İnternet yok, Discogs yok, algoritmik kestirme yollar yok. Fotoğrafta plakları karıştıranlar Chief Xcel ve Lyrics Born. DJ Shadow kendi albümünün kapağında bile yok. Çünkü kapak bize müzisyenin portresindense yöntemini göstermek istiyor; iki insan plak arıyor ve henüz ne bulacaklarını bilmiyor. Albümün iç fotoğraflarında bu efsane dükkânın iki kedisi de bu küçük mitolojide yerini alıyor: soldaki Neferkitty, sağdaki Joey. 30 yıl sonra Endtroducing….. hakkında hâlâ konuşulacak çok şey var elbette ama kedilerin isimlerini de biliyoruz. İşte bu da bilgi gibi bilgi.