The Unknown, Call My Agent! The Movie ve bu hafta başka ne izlesek?
— Kaynak: Bant Mag
Vizyon ve platformlardan haftalık tavsiyeler: The Unknown, Call My Agent! The Movie, Practical Magic 2, Last Seen ve dahası.
Vizyon takviminden ve farklı platformların kataloglarından film, dizi, belgesel ve şov tavsiyelerimizi içeren ne izlesek seçkimizde Arthur Harari’den psikolojik gerilim The Unknown, hit Fransız komedisinin uzun metraj finali Call My Agent! The Movie, Sandra Bullock ve Nicole Kidman’ı yeniden buluşturan Practical Magic 2 ve çok daha fazlası yer alıyor. Nedir: Yönetmen partneri Justine Triet ortaklığıyla Anatomy of a Fall ile En İyi Özgün Senaryo Oscar’ını kaldıran Fransız sinemacı Arthur Harari, kardeşi Lucas Harari ile birlikte kaleme aldığı Le cas David Zimmerman adlı grafik romandan tekinsiz, sürreal bir psikolojik gerilim geliştiriyor. Dünya prömiyerini 79. Cannes Film Festivali’nin Ana Yarışma bölümünde yapan metafizik olduğu derecede felsefi beden değişimi bulmacası, Paris’te yaşayan içe kapanık fotoğrafçı David’in, arkadaşları tarafından bir partiye katılmaya ikna edilmesi ve burada tanımadığı birinden aldığı maddenin de etkisiyle ilişki yaşadığı Eva’nın bedeninde uyanması ekseninde şekilleniyor. Kendi bedenine geri dönemeyen ve “mahsur kaldığı” biyolojik cinsiyetinden farklı bedene karşı derin yabancılaşma hisseden baş karakter kimliğinin, varoluşun ve hafızanın psikolojik yüküyle yüzleşiyor. Neye benzer: Seveni, aradığını Denis Villeneuve gerilimi Enemy’de de bulabilir. Kimler var: Başrollerdeki Lea Seydoux ile Niels Schneider’in performansları takdire şayan. Rastladığımız simalardan bazıları Radu Jude, Valérie Dréville, Lilith Grasmug… Görüntü yönetimindeki üçüncü Harari kardeş Tom’un sinematografisi baş döndürücü bir deneyim vadediyor; yönetmenin César ödüllü filmi Onoda: 10,000 Nights in the Jungle’da da el ele verdiği Andrea Poggio besteleri ile birlikte üstelik. Nedir: Paris merkezli bir menajerlik ajansının, temsil ettiği yeteneklerin memnuniyetini sürdürmek ve türlü talihsizlikle boğuşurken işleri ayakta tutmak için verdiği mücadeleyi konu eden Fransa yapımı hit dizi Call My Agent!, karakterlerinin nereye gittiği muallak hikâyelerini nihayete erdirmek üzere uzun metraj bir final ile huzurlarda. Dördüncü sezon finalinde ajansın kapılarının kapanmasının ardından Andréa kariyer rotasını yönetmenliğe çevirmiş. İlk uzun metrajının başrol oyuncusu Laurent Lafitte, daha cazip olduğunu düşündüğü Wes Anderson filmi için projeden ayrılınca ortaya çıkan krizleri çözelim derken ellerine yüzlerine bulaştırmada birinci ASK ekibi yeniden bir araya geliyor. Kaotik set ortamını düze çıkarma konusunda danışılacak (en doğru olmasa da) biraz doğru kişiler ve inanır mısınız sanki hiç ayrılmamışlar! Neye benzer: Serinin yaratıcısı Fanny Herrero imzalı, Paris’teki bir kulüpte sahne alarak ayakta kalmaya ve çıkış yakalamaya çalışan dört genç komedyeni izleyen Drôle / Standing Up radarlara girebilir. Kimler var: Yönetmen koltuğunda Émilie Noblet’nin oturduğu filmde orijinal kadrodan Camille Cottin, Fanny Sidney, Grégory Montel, Liliane Rovère, Thibault de Montalembert ve dahası karakterlerine geri dönmüş. George Clooney, Eva Longoria, Laurent Lafitte, Laetitia Casta, Vincent Macaigne cameoları da tuzu biberi. Sandra Bullock ile Nicole Kidman’ın başrollerini paylaştığı, Alice Hoffman’ın aynı adlı romanından uyarlama 1998 yapımı fantastik romantik komedi, 28 yıl aradan sonra Susanne Bier yönetimindeki devam filmi ile geri döndü. Risk almayan senaryosu ve problemli kurgusunu, yarattığı nostaljik atmosfer ile dengelemeye çalışan filmde âşık olduğu erkekleri ölüme mahkum eden amansız lanetin pençesindeki Owens kardeşler yeniden merkezde. Ailenin yeni nesli de tabii. Sally, kızları Kylie ve Antonia’nın güvende yaşamaları için zihinlerinde cadılık müessesesine dair ne var ne yoksa silip miraslarını gizlemiş. Özgür ruhlu büyük kızının, Gideon’a âşık olup laneti yeniden devreye sokabileceğini hesaba katmadan elbette. Durumu öğrenen Kylie, gidişatı bozacak büyü kitabının peşinden İngiltere’ye kaçınca Sally ve Gillian da yanlarına konuyla ilgili “yetkili biri” olan akademisyen Ian Wright’ı da alıp nesiller boyu süren bu karanlık laneti kökünden kazımak için büyülü bir yolculuğa çıkıyor. Kadrosunda Joey King, Maisie Williams, Lee Pace, Stockard Channing, Dianne Wiest, Solly McLeod’un varlık gösterdiği filmin dramatik görüntü yönetmeni, The Great Gatsby sinematografı Simon Duggan. Müzikler, The Crown’dan anımsanabilecek Rupert Gregson-Williams’tan. Ryan David Jahn’ın ödüllü romanı The Dispatcher’dan Kris Mrksa senaryosu, Christian Schwochow rejisiyle uyarlanan Avustralya menşeili altı bölümlük gerilim dizisi. Başrolü Colin from Accounts yıldızı Patrick Brammall tarafından hayata geçirilen serinin merkezinde 11 yıl önce ortadan kaybolan kızının ardından büyük yıkım yaşamış ve yas sürecini henüz atlatamamış, bir gün döneceğine dair inancını hâlâ diri tutan eski dedektif Ian Ridley var. Çağrı merkezi operatörü olarak çalıştığı günlerden birinde panik hâlindeki bir gençten yardım çağrısı alıyor ve telefondaki sesin kayıp kızı Maggie olduğu inancıyla kızını bulmak ve parçalanmış ailesini yeniden bir araya getirmek için tehlikeli bir arayışa giriyor. Maxine Peake, Brendan Cowell ve Daniel Henshall’dan oluşan dizinin işitsel dünyası Emma ve kardeşi Phoebe Waller-Bridge’in yaratıcısı olduğu Fleabag için ürettiği seslerden tanınan Isobel Waller-Bridge’in besteleriyle şekillenmiş. The Terrors of Jordan Mendoza (Adult Swim, 13 Eylül) Filipinli – ABD’li yazar, komedyen, oyuncu Jordan Mendoza’nın keskin mizahı gerçeküstü korku öğelerine katık ettiği skeç komedisi. Son derece ürkek birinin bilinçaltının derinliklerine dalıyor ve onun aynı anda absürt, tedirgin edici ve komik olmayı becerebilen seçmece kâbuslarında yolumuzu bulmaya çalışıyoruz. Yaratıcısı, yapımcısı ve başrolü olduğu dizinin yönetmen koltuğunda da oturan Mendoza’ya eşlik eden isimler arasında Marc Maron, Steve Buscemi, Wanda Sykes, Alison Becker, Fred Melamed, Randall Park, Lake Bell ve dahası var. Atmosferi kurması için Markus Mentzer’e başvurulmuş. Kulağımıza çalınanlar; Past Lives, Adults, Roofman’in de müziklerini hazırlayan, Grizzly Bear davulcusu Christopher Bear üretimi. Senaryoda da kalem oynatan Filiz Kuka’nın 30. Adana Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ve En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödüllerine uzanan ilk uzun metrajı. Uzun süreli yoğun bakım sürecinden sağ çıkamayan annesi Halime’nin ölümüne sebep olan gerçeği öğrenen kızının içsel çatışmasının, başarısız yüzleşme girişimlerinin ve “Vicdan nedir?” sorusunun üzerine gidiyor. En çok da birbirinden apayrı karakterlere sahip üç kız kardeş arasında “yükü sırtlanan, özverili abla” personası vesilesiyle Hatice üzerinden kadınlara yüklenen toplumsal sorumlulukların yarattığı ikircikli durumlara şahitlik ediyoruz aynaya bakarcasına. Künyede Nilay Erdönmez, Okan Urun, Asiye Dinçsoy, Güneş Sayın, Mutlu Güney’e rastladığımız filmin görüntü yönetimi Şafak Ildız’a emanet. Navalny ile Oscar kazanan Daniel Roher, baba olmaya hazırlanırken çocuğunu nasıl bir dünyanın beklediğini anlamak için yapay zekânın baş döndürücü gelişiminin izini sürüyor. Charlie Tyrell’la birlikte yönettiği The AI Doc: Or How I Became an Apocaloptimist; Sam Altman, Demis Hassabis ve Dario Amodei gibi bu dünyayı şekillendiren isimlerinin yanı sıra Timnit Gebru, Emily M. Bender ve Karen Hao gibi eleştirel seslere de kulak veriyor. El yapımı görseller ve stop-motion animasyonlarla dijital dünyanın parıltısından uzaklaşan bir belgesel.