Primetime, YAGA ve bu hafta başka ne izlesek?
— Kaynak: Bant Mag
Vizyon ve platformlardan haftalık tavsiyeler: Primetime, YAGA, A Man of His Time ve dahası.
Vizyon takviminden ve farklı platformların kataloglarından film, dizi, belgesel ve şov tavsiyelerimizi içeren ne izlesek seçkimizde Lance Oppenheim’ın biyografik suç draması Primetime, Carrie-Anne Moss ile Hudson Williams’ı buluşturan folklorik korku YAGA, Emmanuel Marre imzalı dönem filmi A Man of His Time ve çok daha fazlası yer alıyor. Nedir: Kısa film ve belgeselleriyle tanınan Lance Oppenheim’ın Venedik Film Festivali’nde prömiyer yapan ilk uzun metrajı. Her yeni bölümünde internet üzerinden reşit olmayan çocuklarla yazıştığını düşünen bir pedofilin gizli kameralarla dolu bir eve çağırılıp burada bir anda karşısında beliren sunucu Chris Hansen’a hesap verdiği ve bu teatral sorgu sonrası polis marifetiyle yakalanmasından oluşan, etik açıdan sorunlu tarafları ile yüksek reytingleri o dönem ciddi bir kontrast yaratan 2000’li yılların en tartışmalı reality show’u To Catch A Predator’ın perde arkasını konu ediyor. Medya etiği, güç dinamikleri, ahlaki sınırlar gibi temaların üzerine eğilmeye gayret eden filmin çekim ve kurgu aşamasında Oppenheim, önümüzdeki hafta gösterime girecek olan bir diğer A24 yapımı You Can See Everything’de de birlikte çalıştığı yakın arkadaşı Nathan Fielder’ın sık sık fikrine danışmış. Prodüksiyonda hiçbir şekilde yer almayan hakiki Chris Hansen ise projeyi gerçeklikten kopuk ve dramatik olmakla eleştirmiş. Neye benzer: Ödüllü David Osit belgeseli Predators. Kimler var: Ajon Singh’n senaryosunu yazdığı filme ilk olarak ortak yapımcı olarak dâhil olan Robert Pattinson başrolü üstlenen isim. Merritt Wever, Skyler Gisondo, Tony Revolori, Matthew Maher künyenin öne çıkanları. Melikşah Altuntaş’ın Primetime incelemesi buradan okunabilir. Nedir: Slav mitolojisinde “kemik bacak” olarak bilinen cadı figürü Baba Yaga efsanesini polisiye – doğaüstü gerilim potasında eriten Kat Sandler imzalı sekiz bölümlük seri. Küçük, kendi hâlindeki sahil kasabası Whittock’un önde gelen balıkçılık şirketinin genç varisi Henry ansızın sırra kadem basıyor. Kayıp vakasını araştırmak üzere kasabaya gelen özel dedektif Charlie Rapp ile zoraki ortağı yerel dedektif Çavuş Carson’ın yolu ise önce esrarengiz karakter Dr. Hargrove’a; kasabanın gömülü sırları ve kadim öğelerin devreye girmesiyle de kapkaranlık bir labirente çıkıyor. Neye benzer: You Won’t Be Alone, November, Attachment… Kimler var: Dizi, yaratıcısı ve senaristi Kat Sandler’ın aynı adlı tiyatro oyununa dayanmakta. Carrie-Anne Moss, Hudson Williams, Noah Reid, Clark Backo, Sheila McCarthy oyuncu kadrosunun ışıltılı isimleri. Yönetmen koltuğunu Doctor Who, Sherlock gibi dizilerde imzası olan Rachel Talalay ile Chapelwaite, Vikings, Murder in a Small Town’da çalışmış David Frazee paylaşmış. Müzikler de Kanadalı ödüllü besteci Trevor Yuile’den. 79. Cannes Film Festivali’nde En İyi Senaryo Ödülü’ne uzanan Emmanuel Marre filmi A Man of His Time, II. Dünya Savaşı sırasında Vichy rejimi saflarındaki ortalama bir idealistin ahlaki çöküşünü takip ederken vicdan ve sorgusuz sualsiz itaat kavramlarını kurcalıyor. Maddi sorunlarla boğuşan; konum, saygınlık, refah arayışındaki Henri Marre (Swann Arlaud), belirsiz geleceğine çareyi Nazi Almanyası’yla iş birliği yapan Vichy yönetimine yanaşmakta buluyor. Marre’ın Vichy yönetiminde memur olarak çalışan büyük dedesine ait manifestolar, yazışmalar ve mektuplardan filizlenen film, kötülüğün sıradanlığını odağına koyarken bürokraside kendine yer edindikçe dönüşen sıradan bir yaşam üzerinden vatanseverlik ve hizmet motivasyonuyla faşist sistemin çarkına dönüşmenin incelikli portesini çizen türden. Sandrine Blancke, Alexandre Steiger, Jean-Baptiste Marre, Emmanuel Salinger, Raphaël Thiéry oyuncu kadrosunu şekillendirenler. Görüntü yönetiminden ödüllü sinematograf Olivier Boonjing sorumlu. Modern korku – gerilim türünün bayrak taşıyan figürlerinden Mike Flanagan’ın ortak senaristi olduğu, James Watkins yönetimindeki Clayface, DC’nin doğrudan tür olarak “beden korkusu”nu benimsediği ilk seyirlik. Kariyerinin zirvesinde bir Hollywood yıldızından intikama susamış canavara dönüşen Matt Hagen’ın (Tom Rhys Harries) hikâyesini izliyoruz. Genç adam, yaşadığı trajik hadiseler sonucu geri dönüşü olmayan, fiziksel ve ruhsal bir değişime uğruyor. Gerçeklik algısını, insanlığını, kimliğini adım adım yitirirken bir yandan kontrol edemediği mutasyonla baş etmeye çalışıp diğer yandan kendisine bunu yapanlardan intikam almak üzere Gotham’ın korkulu rüyasına dönüşüyor. Senaryosu Flanagan – Hossein Amini ortaklığı olan filmde Naomi Ackie, Eddie Marsan, Max Minghella, Ruby Sear, Daniel Betts gibi simalara rastlıyoruz. Pratik efektlerin CGI’a tercih edildiği yapımda görüntü yönetiminin ardındaki isim Rob Hardy. Orijinal müzikler ise Oscar ödüllü Volker Bertelmann eseri. Herkesçe tanınan, ünlü olduğu derecede kibirli oyuncu Gen Takasegawa; Shakespeare’s Globe’da Kral Lear’a hayat veren ilk Japon oyuncu olmak üzere ülkesini iki seneliğine ardında bırakıyor ve döndüğünde olabilecek en absürt gerçekle karşılaşıyor: Bir aşının yan etkisi sonucu kitlesel hafıza kaybı yaşanmış; ailesi dâhil tüm ülke Takasegawa’nın varlığını unutmuş. Statünün kırılganlığını, kimlik ve ego çatışmasını, fark edilme dürtüsünü fantastik bir koldan yakalayan geri dönüş mücadelesi anlatısı Did Someone Happen to Mention Me?’nin başrolünde; Cannes’dan En İyi Erkek Oyuncu ve daha pek çok prestijli ödülün sahibi, Japonya’nın en tanınmış oyuncularından Kōji Yakusho’yu izliyoruz. Senaryosunu yazar, yönetmen, oyuncu ve müzisyen Kankurō Kudō’nun kaleme aldığı serinin yapımcıları arasında Japonya sinemasının önde gelenlerinden Aki Isoyama da var. Kento Kaku, Noriko Eguchi, Masatoshi Hamada, Ken’ichi Matsuyuma kadroyu şekillendirirken müzisyen Ken Yokoyama gibi sürpriz cameolardan da bolca mevcut. Müzikler, SPANK HAPPY klavyecisi Shin Kôno’dan. Oliver Lansley ile Zoltan Spirandelli’nin geliştirdiği kara komedi – suç gerilim serisi. İlk sezonda kaybolan 17 yaşındaki kızları Wanda’yı arayan Klatt ailesi, bu kez çok daha geniş kapsamlı ve tehlikeli bir karmaşanın ortasında kalıyor. Nihayet huzura erdiklerini düşündükleri anda Wanda’nın (Lea Drinda) bir cesedin başında suçüstü yakalanıp cinayetle suçlanması, kızlarının masum olduğuna inanan Dedo (Axel Stein) ve Carlotta’yı (Heike Makatsch) yeniden kolları sıvamaya itiyor. Hem de karanlık yeraltı dünyası ve suç şebekelerine karşı! Yeni sezonda künyeye eklenenler arasında Sam Riley, David Schütter, Alexandra Maria Lara var.