Nirvanna the Band the Show the Movie, The Christophers ve bu hafta başka ne izlesek?
— Kaynak: Bant Mag
Vizyon ve platformlardan haftalık tavsiyeler: Nirvanna the Band the Show the Movie, The Christophers, The Boroughs ve dahası.
Vizyon takviminden ve farklı platformların kataloglarından film, dizi, belgesel ve şov tavsiyelerimizi içeren ne izlesek seçkimizde Matt Johnson’ın mokümanter buddy komedisi Nirvanna the Band the Show the Movie, Steven Soderbergh imzalı kara komedi draması The Christophers, Jeffrey Addiss – Will Matthews işbirliği fantastik bilim kurgu The Boroughs ve çok daha fazlası yer alıyor.
Nedir: Kanadalı yönetmen ve oyuncu Matt Johnson’ın yıllardır genişlettiği absürt evrenin sinema ayağı olan Nirvanna the Band the Show the Movie, başarısız bir konser hayalini gerçekleştirmeye çalışan iki müzisyenin giderek büyüyen ve gerçeklikle bağı gevşeyen planlarını takip ediyor. Aynı adlı kült web dizisinin devamı niteliğindeki film, Johnson ve Jay McCarrol’ın Toronto sokaklarında kurduğu yarı-belgesel, yarı-kaos estetiğini bu kez zaman yolculuğu gibi daha da uç fikirlere açıyor.
Neye benzer: Nathan for You, Detroiters, American Movie beklentiyi karşılama ihtimali yüksek alternatiflerden.
Kimler var: Başrolleri, senaryoda da kalem oynatan Matt Johnson ve Jay McCarrol paylaşıyor. Ben Petrie, Anthony Fantano, Maddy Wilde künyenin öne çıkanları. Yapımın görüntü yönetmeni Jared Raab, oyuncu ve yapımcı sıfatlarını da sırtlamış.
Utkan Çınar’ın filme dair düşünceleri buradan okunabilir.
Nedir: Oscar ödüllü sinemacı Steven Soderbergh işi kara komedi drama. Film; bir devrin dâhi ressamı, bugünün huysuz kalıntısı Julian Sklar’ın efsaneleşmiş portre serisi The Christophers’ı bir türlü tamamlayamaması ekseninde şekilleniyor. Julian’ın, Harikalar Diyarı’nın Tweedledum ve Tweedledee’si gibi görünen çocukları Sallie ve Barnaby, henüz devralmadıkları bu potansiyel mirasa çoktan çökmüş durumda. Niyetleri, seriyi Sallie’nin sanat akademisinden arkadaşı Lori’ye tamamlatıp piyasaya “orijinal” diye sürmek. Hem teknik olarak kusursuz bir taklitçi hem de geçmişte Julian tarafından aşağılanmış biri olan Lori, bu iş için biçilmiş kaftan. Plan ise oldukça basit: Eve sız, güven kazan, yarım kalan tabloları bitir ve milyonları götür.
Neye benzer: The Burnt Orange Heresy, Listen Up Philip; Synecdoche, New York…
Kimler var: Ian McKellen’ın başını çektiği oyuncu kadrosunda Jessica Gunning, James Corden, Michaela Coel ve dahası var. Sinematografiyi de bizzat üstlenen Soderbergh prodüksiyonunun müzikleri, Black Bag’de de birlikte çalıştığı David Holmes ellerinden.
Meltem Demiraran, The Christophers üzerine hissettiklerini burada kaleme almıştı.
Stranger Things’in emekli edisyonuna hazır mıyız? Bu kez kahramanlarımız küçük çocuklar değil de büyük çocuklar! Jeffrey Addiss ve Will Matthews’un yaratıcısı olduğu, Duffer Kardeşler’in ise yapımcılığını üstlendiği fantastik dramedi The Boroughs; New Mexico’daki emekliler topluluğunun altı sakininin etraflarında kol gezen karanlık, doğaüstü gizemi çözmek için gücünü birleştirmesini konu alıyor. Sırtını tümüyle canavar hadisesi unsurlarına yaslamadan kayıp, keder, zaman ve acının şekil değiştirmesi temalarını da kurcalayan bu acı tatlı bilim kurgunun ışıltılı ana kadrosu Alfred Molina, Geena Davis, Alfre Woodard, Denis O’Hare, Clarke Peters, Bill Pullman’dan oluşuyor.
Yalnızlıkla mücadele formülünüz başınıza en fazla ne kadar bela açabilir? Sanmıyoruz ki Paula’nınki kadar açsın! Çocuğunun velayeti için ayrı, iş yerinden beklediği terfi için ayrı savaş veren Paula (Tatiana Maslany), yalnızlığını rölantiye aldığı Zoom seansının ortasında, sanal bir ilişki sürdürdüğü Trevor (Brandon Flynn) adındaki “camboy”un zorla alıkonulmasına tanıklık ediyor. Ağır saldırı ve kaçırılma eylemini polise bildiren genç kadına, bunun bir dolandırıcılık yöntemi olduğu söyleniyor. Kayıtsızca muamele karşısında hayal kırıklığına uğrayan Paula, Trevor’ı kurtarmayı kendine görev belliyor ve kararını takiben tavşan deliğine düşmesi pek de uzun sürmüyor. David J. Rosen’ın gerilim ve kara komediyi aynı potada eritme girişimi 10 bölümlük seride Jake Johnson, Jessy Hodges, Nola Wallace kadroda karşımıza çıkan diğer simalar.
Din Djarin ve Grogu’yu özleyenler ile Star Wars kanonu hayranlarının ağızlarına bir parmak bal çalan son Lucasfilm üretimi. Bağımsız ödül avcımız ve çırağı, Yeni Cumhuriyet’teki patronlarının verdiği görev üzerine yepyeni egzotik diyarlara seyahat edip yepyeni karakterlerle tanış oldukları galaktik bir serüvene daha atılıyor. Yönetmen Jon Favreau, anlatının çığır açıcı yenilik vadetmeme hâlini “Star Wars: The Mandalorian and Grogu, bir uzay macerası olduğu kadar Grogu’nun büyüme öyküsü de.” şeklinde gerekçelendirmiş. Pedro Pascal yine Mando suretinde arzı endam ederken Sigourney Weaver, Adelphi Rangers birliğinin lideri Colonel Ward rolüyle Star Wars evrenine ilk adımını atmış. Jeremy Allen White da evrenin fan favorisi kötülerinden Jabba the Hutt’ın oğlu Rotta the Hutt’ı seslendiriyor. Bu uzak, çok uzak galaksi hikâyesinin kadrosuna yapılan en ilgi çekici eklemelerden biri de şüphesiz Martin Scorsese’nin gür kaşları ve ifade yüklü gözlerini miras bırakıp sesiyle hayat verdiği Hugo Durant karakteri.
Biçem Kaya’nın The Mandalorian and Grogu değerlendirmesi hemen burada.
20’li yaşlarının sonlarında, birbirine tamamen zıt iki inatçı karakter: Meriç ve Deniz. Hayat çizgisinde yollarına çıkan türlü absürtlük karşısında tepkileri farklı olsa da kaygıları, savaşları hep ortak. Her halükarda birbirlerine destek olma, içinde debelendikleri zorluklardan el ele çıkma huyları da! 20şer dakikalık bölümlerden oluşan bu samimi ve mizah yönü kuvvetli dostluk anlatısının başrollerini Mine Özgüle ve Miray Karabulut’un paylaşıyor. Yönetmen koltuğunda “Kayıt!” diyen isim Prens, Var Bunlar, Karşılaşmalar gibi işlerinden anımsanabilecek Arif Gökdeniz Uslu.
*Shatranj-e baad / Chess of the Wind (MUBI, 18 Mayıs)