Ne dinlesek?: Julia Holter, Denzel Curry & Kenny Beats ve haftanın diğer yeni müzikleri
— Kaynak: Bant Mag
Bu hafta dikkat kesildiğimiz yeni müzikler: Julia Holter, Denzel Curry & Kenny Beats, Tyondai Braxton, Clark, Lambchop, Lemur, Hav Hav!, Groove Armada, Squirrel Flower, Chelsea Wolfe, Brek ve dahası.
Bu hafta dikkat kesildiğimiz yeni müzikler: Julia Holter, Denzel Curry & Kenny Beats, Tyondai Braxton, Clark, Lambchop, Lemur, Hav Hav!, Groove Armada, Squirrel Flower, Chelsea Wolfe, Brek ve dahası. Taze yayımlanmış albüm ve teklilerden hazırladığımız güncellenen çalma listemiz de burada. Bu albüm; hiçbir şeyin nasıl olması gerektiğiyle ilgilenmeyen, hayal gücünüze göre şekillenen ve birkaç dakika sonra aynı biçimde kalacağının sözünü vermeyen melodilerle dolu. Materia, Julia Holter’ın 2024 yılında yayımladığı Something in the Room She Moves albümündeki aynı isimli şarkının farklı iki versiyonunu içermekle birlikte hiç aynı gibi hissettirmiyor ve koleksiyonun alametifarikası da sağladığı bu baş döndüren tavrında saklı aslında. Bir tül perdesinin arkasından yankılanan vokali, hem çok yakın hem uzakta hissettirirken bir bakmışsınız düşüncelerinizi ele geçirmiş. Bir yandan sakinleştirip bir yandan akıllardan geçen soru işaretlerini de küçültmeyen, meditatif bir tadı var albümün. Ş.Ö. Clark, Steep Stims etrafında kurduğu küçük elektronik laboratuvarını Entity Stims ile son kez havaya uçuruyor. Serinin final EP’sinde krautrock’tan ambient’a, teknodan daha yamuk yumuk elektronik dokulara uzanan altı parça var. Açılıştaki “Moons of Temper”da CAN, erken dönem Boards of Canada ve Kevin Shields hayaletleri dolaşıyor ama Clark’ın da dediği gibi mesele birilerini taklit etmekten çok, hepsini kendi garabet makinesinden geçirmek. Sonuç, hem dans ettirip hem de “bu neydi şimdi ya?” diye düşündüren cinsten. D.U. Yeni Sorry teklisi şu âna kadarki işleri arasında en eğlenceli, en kolay dile dolanan ve en ciddiyetsiz parçalarından sanırız. Grubun solisti Asha Lorenz’in sıkça beraber çalıştığı Flo Webb ile yapımcılığını üstlendiği videosunda birçok popo görmeye hazır olun. Fakat içiniz rahat olsun, parçanın basın açıklamasında Lorenz’in de dediği gibi videonun yapımı sırasında hiçbir popo zarar görmemiş. E.Ö. İstanbullu rock’n’roll dörtlüsü Hav Hav!, eylülde yayımlanacağı duyurduğu üçüncü stüdyo albümünün kapısını “Kalbimin Tam Ortasında” adlı kısa ama aklıda kalıcı şarkıyla aralıyor. Grup üyeleri “Bu şarkı albümü kaydederken çok ani ve hızlı kararlarla yapıldı ve güzel olan da buydu” sözleriyle, şarkının beklenmedik şekilde ortaya çıkışına dikkat çekmiş. Bugüne dek duymaya alıştığımız Hav Hav! reflekslerini bir kenara bırakan, daha atmosferik bir yaklaşım kendini belli ediyor. C.K. Shygirl kulüpten beş dakikalığına çıkmış, kendini pahalı bir psikolojik gerilimin ortasında bulmuş gibi. 2026’daki ilk şarkısı “Alyse”, Karma Kid ve JD Reid’le birlikte yazılıp üretilmiş; çello, bozulmuş elektronik dokular ve Shygirl’ün alıştığımızdan daha narin vokalleri arasında dolanıyor. Şarkıya eşlik eden altı dakikalık, üç perdelik klip de aşkı, arzuyu ve kovalamacayı aynı tencereye atıyor. Kısacası libidosu yüksek ama biraz da huzursuz; Shygirl sonuçta, huzuru da normal iletmesini bekleyemeyiz. D.U. Denzel Curry’nin ağzından çıkan her kelimeyi yeni bir çağrışıma bağladığı, Kenny Beats’in (artık kendi adı Kenneth Blume’u kullanıyor, alışacağız) de sample’ları kesip biçerken resmen pusula patlattığı ii, ikilinin ilk ortak albümü UNLOCKED’ın formülünü aynen tekrarlamıyor. 90’lar New York rap’ine bakan prodüksiyonunda MF DOOM gölgesi hissedilse de parçaların gevşek, zaman zaman karikatürize dünyası kendine özgü. Ernest Hemingway, Eartha Kitt, Jean-Claude Van Damme ve Baron Davis aynı shoutout zincirinde buluşurken; 24 dakikaya sıkışan albüm teknik gösteriye dönüşme tuzağına düşmüyor. JPEGMAFIA’nın “Evil Grin”de, Westside Gunn’ın “Crown”da ve Yebba’nın “Difference”ta ikiliye eşliği de dikkat çekici. C.K., Chelsea Wolfe’un albümüne The Dark adını vermesi, aşağı yukarı suyun ıslak olduğunu açıklamak kadar şaşırtıcı fakat bu sefer karanlığın tonu biraz değişmiş. Gitarlar ve senfonik dokular öne çıkarken eski doom / endüstriyel ağırlığı yer yer geri çekiliyor; Wolfe daha doğrudan, daha kırılgan ve şaşırtıcı biçimde daha ulaşılabilir bir yerde duruyor. “Cold” ve “Seethe” gibi parçalar yine yeterince tekinsiz, merak etmeyin. Chelsea Wolfe aydınlığa çıkmış olabilir ama kullandığı ampul maksimum 15 watt. D.U. Brek ile beraber yeniden melankoli hissini bulanık sularda ve belki onları biraz daha uyumsuz veya tekinsiz hâle getiren düşüncelerle büyütüyoruz. Brek’in naif vokalleri ve parçanın genel havası bir şekilde zihni gevşetiyor diyebiliriz ama bir miktar huzursuzluk da peşinizi bırakmıyor. 18 Eylül’de çıkacak Alev Apartmanı albümünün ilk teklisi “hep 1 adım geri atar gibi”, kendini unutanlar ama yakından da tanıyanlar için. Ş.Ö. Manchester çıkışlı Westside Cowboy’un “Britanicana” diye anlandırdığı dünya ilk albümü It Goes On‘da grubun folk, Americana ve indie rock ögelerini bir araya getiriyor. Gitarların birbirine dolandığı, ikili vokallerin yer yer üst üste bindiği albümün canlı ve hafif pürüzlü karakteriyle fazla cilalanmadan, şarkıların küçük kusurlarını da yanında taşıyarak ilerleyen; genç bir grubun ne yapmak istediğini henüz tamamen çözmemiş olmasının avantajını kullanan bir ilk albüm. T.Ö. Heavens to Betsy’nin 32 yılın ardından gelecek baby’s gone albümü, grubun 1992’de kaydettiği ve bugüne dek yayımlanmayan demolarını gün yüzüne çıkarıyor. Corin Tucker ve Tracy Sawyer’ın Olympia’daki DIY sahnesinin içinden yükselen ham, gürültülü ve filtresiz punk anlayışı burada hâlâ ilk günkü kadar canlıyken “ain’t never goin’ back” ile açılan bu arşiv, Heavens to Betsy’nin öfkesinin bugün de karşılığı olduğunu hatırlatır nitelikte. T.Ö. Andy Cato ve Tom Findlay’in son albümünden altı yıl sonra buyurduğu üç parçalık kısaçalar, özellikle Vertigo (1999), Lovebox (2002) ve Soundboy Rock (2007) gibi ikonik albümlerine has yumruğu bu 16 dakikaya zorlanmadan sığdırıyor. Basın odakta ve son güçte olduğu, sade melodilerin kendini hatırlattığı, 90’lar sonu – 2000’ler ortası dans pistlerinin mesken edindiği Body Action’ı bir nevi kariyerlerinin zirve dönemlerine ithaf eden ikili, neredeyse 30 yılı devirmiş olmalarına rağmen taze kalarak, sorgulatmadan harekete geçirmeye devam ediyor. Z.N.G. 1996’dan beri aktif olmasına rağmen bu sene henüz üçüncü albümünü çıkaran Hollandalı grup Martyrium çıtayı epey bir yukarı taşımış. Grubun kesinlikle her açıdan en iyi albümü olmasının da ötesinde death, black ve thrash metalin bu kadar iyi şekilde harmanlandığı işlere rastlamak çok da sık olan bir şey değil. Besteler, sound ve çalım insanın üstünden geçiyor. “Hayvan gibi iyi albüm” deriz ya hani, bu işte o albümlerden biri gerçekten de. Hiç düşmeyen tempo ve saldırganlığıyla sürekli kazıyan gitarlar, davullar ağzınıza burnunuza çarparken yavaş bölümlerde de grup çok doğru riff kullanımları ve yürüyüşlerle tüm bu deliliği daha da mükemmel bir hâle getiriyor. K.A. MX LONELY, bu yıl yayımladığı All Monsters’ın ardından Perfect House EP’sini duyururken Caitlin Starr’lı “March 16” şarkısını paylaştı. Shoegaze’in bulanık gitarlarını daha sert bir alternatif rock damarına taşıyan parça, ağırlaşan atmosferi ve üst üste binen vokalleriyle giderek tekinsiz bir hâl alıyor. Parçanın sakinleştiği bölümde Caitlin Starr’ın vokalinin devreye girmesiyle tansiyon yeniden yükselirken, vokallerin birbirine eklenmesi şarkının gerilimini de artırıyor. Perfect House, 2 Ekim’de yayımlanacak. T.Ö. Darkside’dan Dave Harrington, The Greyboy Allstars’tan Robert Walter, Spencer Zahn ve Kosta Galanopoulos’u bir araya getiren Giraffe, ilk albümü The Towering Inferno With Bongo Drums’ı Los Angeles’ta tek günde kaydetti. Elektrikli piyano, perdesiz bas, gitar ve perküsyonlar, her dönemeçte sağlam bir groove’un peşinde birbirine ekleniyor. Yer yer parıltısı fazla kaçabilen anlar var ama parçaların kurguları kadar enstrümanistlerin performansı da pürüzsüz bir akışı beraberinde getiriyor ve dörtlüyü canlı canlı dinleme isteği uyandırıyor. C.K. 1998’de alternatif rock severlerin kalbine direkt giriş yapan Beats and Breaks from the Flower Patch albümüne devam niteliğinde 2025’te Bits+Bobs from the Flower Patch Vol I ve Vol II koleksiyonlarını