Ne dinlesek?: Fontaines D.C., Fosil ve haftanın diğer yeni müzikleri

— Kaynak: Bant Mag

Bu hafta dikkat kesildiğimiz bazı yeni müzikler: Fontaines D.C., Fosil, Max Richter, @, heavens to betsy, Dilhan Şeşen, TOMORA, Dummy, Ilgaz Altın, Petrels ve dahası.

Bu hafta dikkat kesildiğimiz bazı yeni müzikler: Fontaines D.C., Fosil, Max Richter, @, heavens to betsy, Dilhan Şeşen, TOMORA, Dummy, Ilgaz Altın, Petrels ve dahası. Taze yayımlanmış albüm ve teklilerden hazırladığımız güncellenen çalma listemiz de burada. Fontaines D.C., bir önceki stüdyo albümü Romance’in küresel bir müzik olayına dönmesiyle, “şiir âşığı beş İrlandalı arkadaşın müzik yapması” kulvarından son hızla çıkmıştı. Romance’te ses dünyalarını epey renklendiren, çeşitlendiren ve farklı ilhamlara yer veren ekip, direksiyonu kırdığı bu yeni yolda ilerlemeye Dopamine Chamber ile devam ediyor. İlk iki tekli “Marianne” ve “Tongue”, 2024’te herkesin aklını başından alan “Starburster”ın yakın ve uzak kuzenleri tadında; inanılmaz bir prodüksiyonun yanı sıra had safhada anksiyete pompalarken albümün bütünüyle bağının ne olacağı konusunda kafamız biraz karışmıştı. Açılış şarkısı “Six Shot Morning”, tüm güzelliğiyle içeri çekmek için âdeta önümüzde bir havuç sallandırıyor. Devamında “Mimesis” ve “Demolition” öne çıkarken Fontaines D.C. diskografisindeki ilk düete; Rosalía ve Grian Chatten arasındaki o balada uğruyoruz. Daha yumuşak kalplileri sevindirecek “You Miss Me” ve “Japan” ise belki de zırhını çıkarmış bir gruba kulak verdiğimizden, en güçlü parçalar olmasalar bile kendilerini sevdiriyor. Giriş kadar güçlü bir kapanış hamlesi olan “Intimate” ile albümden çıkarken “grup 2024’te temelini attığı bu yeni ses dünyasını çoktan eskitti mi” diye düşünmeden edemiyoruz. İlk ve ikinci yarısı arasında ses manzaraları olarak belirgin bir fark barındıran albüm, yine de başından sonuna dek tek bir ağızdan “Her hissi dibine kadar tükettik ve umutsuzuz!” diye bağırıyor. E.Ö. Worldpeace DMT’nin ikinci albümü Stick Around for Tea, twee pop’un tatlılığını hem tiye alıyor hem de bu tatlılığın tadını çıkarmaktan çekinmiyor. Leo Fincham ve Rowan Miles ikilisi, 2000’ler indie rock tınılarını, cıvıl cıvıl gitarları ve pop melodilerini her biri farklı bir hikâye anlatan şarkılarda bir araya getiriyor. Açılış parçası “School’s Out!”, okuldan kaçıp grup kuran çılgın gençlerin hikâyesini yaylılar eşliğinde bir müzikal gibi anlatırken “Love You Too” ve “Gabriel” gibi şarkılar, insanın içini ısıtan ama biraz bayatlamış mesajları kalabalık bir enstrümantasyon ile aktarıyor. Tamamen kendilerinin ellerinden çıkma katmanlı düzenlemelerle müziklerinin tuhaflıklarını törpülemek yerine onları parlatan Londralı ikiliden Rowan Miles’ı daha deneysel, hiperpop grubu The Femcels’ten de tanıyoruz. T.Ö. The Smashing Pumpkins’ın The Hunger Games: Sunrise on the Reaping filminin soundtrack’i için kaydettiği yeni teklisi “Black Stars”, grubu 90’larda Siamese Dream albümünde birlikte çalıştığı prodüktör Butch Vig’le yollarının tekrar kesişmesine vesile olmuş. Billy Corgan’ın sakin vokalleri, akustik gitarları ve ağır ağır büyüyen düzenlemesiyle 1993’ten bu yana ilk kez Vig’le çalışan gruptan özlenen tanıdık sesler duyuyoruz. Film müziklerinin devamı, The Hunger Games: Sunrise on the Reaping (The Album) adıyla 13 Kasım’da yayımlanacak. T.Ö. Baştan söyleyelim No Bad Memories, oyun bozarken çocukluğu çağıran bir evren. Albüm kapağında bizi karşılayan omuz omuza vermiş MP3 çalar ve disket, şimdilerde duygusuz davrandıran teknoloji sistemlerine neşesini bol tutarak karşı koyuyor. Dağınık, yerinde duramayan hâli, reklamlar dünyasına dönmüş gündelik hayatlarımız içerisinde eğlenceyi arayan hayalperestler için coşkusu bol bir yolculuğa davet ediyor. Bir yandan ellerinizdeki renkli kalemlerle istediğiniz her şeyi boyuyormuşsunuz gibi çocukça bir keyfi de var koleksiyonun. Sabit bir iskeleti olmayan ses evreni de biraz disco biraz house ve onlara eşlikçi reklam melodileri derken zihni bulandırıyor ama çok canlı da hissettiriyor. Ş.Ö. İlk teklisiyle gerilimle duyarlığın, kontrol ve savunmasızlığın iç içe var olduğu bir atmosferin kapılarını aralayarak özlemin, yalnızlığın ve sessizce varlığını sürdüren bir yasın izini sürüyon Çağla Karaali. İncelikli olduğu kadar yoğun katmanlarla işlenmiş elektronik dokular kuruyor “Residual” adını verdiği şarkıda. Japa ekibi ve bir buçuk yıl önce yayımladığı Never Enough EP’lerinden anımsayabileceğiniz besteci, vokalist ve perküsyoncu belirli bir ânı hissetmekle hatırlamak arasında asılı kalırken titizlikle kurduğu yapıyı giderek daha da çözüyor, en sonunda da serbest bırakıyor. Z.N.G. Max Richter’in İngiliz koreograf Wayne McGregor ile iş birliği olan ve Margaret Atwood’un yakın geleceği vahşi kapitalizm üzerinden ele aldığı distopik üçlemesi MaddAddam’dan esinlenilen While The Flood Rages, endüstriyel yıkımın ve sermayenin sağlığını önceleyen yaşam tarzının bizler de bıraktığı huzursuzluk, gerginlik ve uyumsuzluğu besliyor. Ara duraklarda piyanosu ve üflemeli çalgılarıyla umudu yeniden çağırmanın, sakinleşmenin önünü de açıyor. Elektronik unsurları ve muhteşem uyumlu orkestrasının arasında düşe kalka yolumuzu bulmaya çalışırken, dünya gerçeklerinin bulacalı katmanlarından bizleri çıkarmak için kapanışta “Now We Can Sing” ile iyi duyguları büyüterek uğurluyor. Ş.Ö. “Kendimi bulmaya takılı kaldım. Biraz canım yanıyor, kafam kaçıyor ama ötesi yok.” Dilhan Şeşen’in hikâye anlatıcılığını ön plandaki keskin gitarlar ve rock dokunuşlarıyla buluşturarak dile hemen dolanan “Çürük Aşk”; kaçması zor aşkların, isteklerin ve yüzleşmelerin şarkısı. Şeşen, yüze çarpan vokaliyle içe kapanmış düşünceleri açığa çıkarıp birbirini doğuran hisleri bir duygu yumağı hâlinde dinleyiciye emanet ediyor. Ş.Ö. Harika bir ilk albüm vakasıyla karşınızdayız. Fransız grup Sépulcre bir demo, ardından da bir EP’den sonra mükemmel bir ilk albümle death metal dünyasına giriş yapmış bulunmakta. Türünün tüm klasik özelliklerine sahip olan albüm zaman zaman doom metal sularına girecek kadar yavaşlamayı da aksatmıyor ve hatta bu durumun hakkını fazlasıyla iyi bir şekilde veriyor. Her parçada gittikçe daha da karanlık ve derin bir yere sürüklendiğinizi hissettiğiniz albüm özellikle sonlara doğru daha da harika bir hâl alıyor. Sondan bir önceki şarkı “Towards The Unknown”da duyduğumuz harika vokaller ve epik gitar melodileri de nefis bir finale hazırlıyor âdeta. Ve evet, nefis bir kapanışla albüm size her şeyi baştan tekrar dinlemeniz gerektiğini söyleyen bir hissiyat bırakarak huzurlarınızdan ayrılıyor. K.A. Tom Rowlands ve AURORA’nın ta ilk konserleri ardından Sussex’te kaydettiği beş parçalık Celebration’da, birlikte çalıştıkları iki yıl içerisinde sahnede geliştirdikleri ortak dilin sınırlarını genişlettikçe genişletiyor. Adından belli olduğu üzere kutlama eyleminin kendisini ve bu duygu hâlini onurlandırma niyetindeki ritüelistik kısaçalar, Rowlands’ın ritmik ve doku odaklı yaklaşımıyla AURORA’nın alacalı vokallerini buluştururken, kutlama ve coşku kadar vedaya ve birlikte olma ihtiyacına da alan açan bir kayıt. Başlık parçasının iki farklı yorumunda aynı fikrin farklı ihtimallerini yoklayan ikili, “IN A MINUTE”ın on dakikalık versiyonundaysa müziğin içinde oyalanıyor, tekrarların açtığı alanlarla oynuyor. Z.N.G. İrlanda’nın güncel müzik sahnesindeki dikkat çekici seslerinden Radie Peat, yeni teklisinde Shirley Collins’in 1959 çıkışlı parçasını seslendiriyor. Esasında sözlü gelenekle aktarılan bu folk bestesine Collins, ilk önce Sweet England albümünde yer vermiş; ardından Davy Graham’la yaptığı düetle parçaya daha büyük bir ün kazandırmıştı. Peat’in yorumunda ise hikâyedeki kadın karakter Sally’nin perspektifi iyice öne çıkıyor; feminen arzular ve içgüdülerin altı daha kalın çiziliyor. Müzisyenin kusursuz vokal icrasının ötesinde, Collins’in sesindeki şefkatten ziyade Peat’in daha keskin tınısı dinlediğimiz masalı daha da karartıyor. E.Ö. Birçoğumuzun Badmash ekibinden tanıdığı Fosil gittikçe daha da geliştirip güzelleştirdiği prodüksiyonlar serisine bir yenisini daha ekledi. Üç parçadan oluşan Facha EP, garage soslu bir breakbeat şöleni diyebiliriz. Daha deneysel elektronik müzik etkileşimlerini de aralara serpiştiren Fosil yine de genel olarak dans müziği formatı ve hissiyatından çok d