Mike Mignola, Hellboy in Hell’in kapısını yeniden aralıyor

— Kaynak: Bant Mag

Mike Mignola'nın 2012-2016 arasında yazıp çizdiği ve karakterin kökenlerine dair pek çok düğümü çözen Hellboy in Hell, iki yeni seriyle geri dönüyor.

Hellboy’un cehennemdeki macerası, finalinden on yıl sonra yeni hikâyelerle genişlemeye devam ediyor. Mike Mignola’nın 2012-2016 arasında yazıp çizdiği ve karakterin kökenlerine dair pek çok düğümü çözen Hellboy in Hell, bu yıl iki yeni seriyle geri dönüyor. Ekim ayında Cyrille Pomès çizimleriyle yayımlanacak Nothing But Blood’ın ardından, aralıkta başlayacak iki sayılık Hellboy in Hell: Parade of Horrors yolda. Dark Horse Comics etiketiyle yayımlanacak Parade of Horrors’ın çizimleri, daha önce Hellboy and the B.P.R.D.: Time Is a Riverda Mignola’yla çalışan Macar çizer Márk László imzalı. Renklendirmeyi uzun yıllardır Hellboy evreninin görsel kimliğinde önemli pay sahibi Dave Stewart, harflendirmeyi de Clem Robins üstleniyor. Her iki sayının ana kapakları László’dan; ilk sayı için Mignola, ikinci sayı içinse Bridgit Connell alternatif birer kapak hazırlayacak. Yeni macera, Mignola’nın orijinal Hellboy in Hell serisindeki iki bölümün arasına yerleşiyor. Nothing But Blood’ın ardından içki bulmak için yola koyulan Hellboy, kendisini bir mezarlıkta ve Şeytan’ın ölümü şerefine düzenlenen tuhaf bir cenaze alayının ortasında buluyor. Üstelik cehennem sakinlerinin büyük kısmı, efendilerinin ölümünde payı olan Hellboy’u görmekten pek memnun değil. İblis kortejleri, dans eden iskeletler ve kanlı kapışmalar eşliğinde ilerleyen hikâye, Mignola’nın cehennem tasvirinin geçmişine dair daha önce görmediğimiz bazı köşeleri de açacak. Hellboy in Hell, karakterin 1994’te Seed of Destruction ile başlayan uzun yolculuğunun en önemli duraklarından biri. 2012’de başlayan seri, Hellboy’u yıllarca mücadele ettiği doğaüstü dünyanın bu kez tam merkezine bırakmış; ailesinden Apocalypse Beast olarak taşıdığı role kadar karakterin geçmişindeki büyük sorularla hesaplaşmıştı. Mignola’nın baştan sona kendi çizdiği seri aynı zamanda sanatçının folklor, gotik korku ve mitolojiyle kurduğu ilişkinin en yoğun örneklerinden biriydi. Mignola’nın başlangıçta bu hikâyeye geri dönmek gibi bir planı yokmuş. Hatta kendi yarattığı cehennemi başka bir çizere teslim edeceğini de düşünmediğini söylüyor. Fikrini değiştiren isim Márk László olmuş. László’nun burada geçen bir hikâye çizme isteği üzerine Mignola, orijinal serinin bölümleri arasında açık bıraktığı alanlara yeniden bakmış, yeni hikâyenin kaba hatlarını hazırlamış ve sonrasını büyük ölçüde László’ya bırakmış. Hellboy in Hell’in 2016’daki finalinden on yıl sonra gelen bu yeni hikâyeler, Mignola’nın tamamlandığını düşündüğü evrende hâlâ açılacak kapılar bulunduğunu gösteriyor. Kendisi de her “artık bitti” dediğinde araştırılacak birkaç parça daha ortaya çıktığını söylüyor.