“Haysiyet” ilk bölümüyle ekrana damga vurdu! Mehmet ve Simay’ın imkânsız aşkı
— Kaynak: Hürriyet Kelebek
Kanal D’nin merakla beklenen yeni dizisi “Haysiyet”, ilk bölümüyle izleyici karşısına çıktı. Güçlü oyuncu kadrosuyla dikkat çeken dizinin ilk bölümünde Mehmet ve Simay’ın imkânsız aşkı ön plana çıktı. İki farklı dünyanın insanı olan gençlerin karşılaşması, kısa sürede büyük bir aşk hikâyesine dönüştü.
Taşımacılık yapan Karlıova ailesi, Haluk Tarman’ın villasına eşya taşımak için gitti. Taşıma sırasında düşen bir vazonun çıkardığı ses üzerine Haluk Tarman dışarı çıktı. Yaşanan kazaya tepki gösteren Tarman, taşıma ekibine ağır sözlerle yüklendi. Mehmet’i azarlayan Tarman’a, babası Sadık Karlıova karşı çıktı. “Biz gariban adamlarız, her kuruşu alın terimizle kazanırız” diyen Sadık Karlıova, sözlerine “Bizim de bir servetimiz var, o da haysiyetimiz” diyerek noktayı koydu. Daha önce reklam sektöründe çalışan Mehmet Karlıova, yeni bir iş görüşmesine gitti ve işe kabul edildi. Mehmet’in çalışmaya başladığı ajansta Simay da görev yapıyordu. İlk karşılaşmada Simay’dan etkilenen Mehmet, toplantıda onun sunumuna destek oldu. Ancak toplantı sonrasında Simay, Mehmet’i kendisinden rol çalmakla suçladı. Ekip liderinin Mehmet’in katkıları sayesinde reklam anlaşmasının kazanıldığını söylemesiyle gerilim kısa sürede yerini başka bir sürece bıraktı. Anlaşmanın ardından düzenlenen kutlama yemeğinden haberi olmayan Simay ise şirkete döndüğünde tepki göstererek işi bırakma kararı aldı. Arkadaşlarının ikna etmesiyle kararından vazgeçen genç kadın, Mehmet’le çalışmaya devam etti. Mehmet’in söylediği “Olur Ya” şarkısından etkilenen Simay, kısa süre sonra bir kaza tehlikesi atlattı. Sürücüyle tartışan Simay’ı sakinleştirmeye çalışan Mehmet, karşı tarafın ağır tahriki üzerine kavgaya tutuştu. Çevredekilerin araya girmesiyle olay sona erdi. İkili daha sonra sahile giderek gün içinde yaşananlardan dolayı birbirlerinden özür diledi. Sohbet ilerledikçe geçmişlerini birbirlerine anlatan Mehmet ve Simay’ın yakınlığı da giderek arttı. Mehmet, Simay’ı yaşadığı mahalleye götürdü. Genç kadın, sabah saatlerinde aynı mahallede bulunduğunu fark edince şaşkınlığını gizleyemedi. Mehmet’in ailesini, evini ve hayatını tüm gerçekliğiyle anlatması Simay’ın ona olan güvenini daha da artırdı. Mahallede patlayan havai fişeklerden korkan Simay, Mehmet’e sarıldı. Sesin geldiği yere giden ikili, bir sokak düğünüyle karşılaştı. Düğünde eğlenen çift, gecenin sonunda yollarını ayırdı. Nakliye işinde ailesine yardım eden Mehmet, kahvaltıda yeni bir işe başladığını söyledi. Ancak bu karar babasının tepkisine neden oldu. Sadık Karlıova, Mehmet’e geçmişte reklam sektöründeki işi nedeniyle yaşadıkları maddi sıkıntıları hatırlattı. Ailesinin tepkisi üzerine Mehmet, “Size olan borcumu ödeyebilmek için o işe girdim. Son kuruşuna kadar ödeyeceğim” diyerek karşı çıktı. Baba oğul arasındaki tartışma büyürken Mehmet evi terk ederek işe gitti. Mehmet ve Simay’ın iş arkadaşlığı kısa sürede yakın bir dostluğa dönüştü. Simay, Mehmet’i Hollanda’daki bir etkinliğe davet etti. Ancak Mehmet, iki farklı hayatın insanı olduklarını söyleyerek bu teklife mesafeli yaklaştı. “Aramızda arkadaşlıktan daha öte bir şey var. Kendimi ne kadar durdurmaya çalışsam da olmuyor. Ben her sabah buraya seni görmek için geliyorum.” Simay da aynı duyguları taşıdığını söyledi. Ancak Mehmet, “Olmaz, ikimiz olamayız” diyerek geri adım attı. Simay ise Mehmet’e, “Gözlerin bana çok güzel şeyler söylüyor, ben sadece onlara bakıyorum” sözleriyle karşılık verdi. Mehmet ile Simay arasındaki yakınlık, Haluk Tarman’ın eve gelmesiyle bambaşka bir boyuta taşındı. Daha önce Mehmet’le karşılaştığını hatırlayan Haluk Tarman, onun kendi evine nakliye için gelen kişi olduğunu öğrendi. Mehmet’in hem yazarlık hem de hamallık yapmasını küçümseyen Tarman, daha önce yaşanan tartışmayı da hatırlatarak genç adama tepki gösterdi. Mehmet ise Simay’ın Haluk Tarman’ın kızı olduğunu bilmediğini söyledi.