Hayatımı değiştiren 10 albüm: Gökçe Akçelik (Replikas)
— Kaynak: Bant Mag
Gökçe Akçelik’i aramızdan ayrılışının ikinci yılında, 2005’te Bant için anlattığı, hayatını değiştiren 10 albümle anıyoruz.
Sevgili Gökçe Akçelik aramızdan ayrılalı iki yıl oldu. Replikas külliyatından film müziği bestelerine uzanan üretimiyle birçokları için kutup yıldızı olmayı sürdüren Gökçe’yi, Eylül 2005’te yayımlanan Bant No:13’ün sayfalarından bir yazıyla anmak istedik. Hayatımı değiştiren 10 albüm köşesinin konuğu olan Gökçe Akçelik, Sonic Youth’tan Faust’a, müzikle kurduğu ilişki üzerinde derin izler bırakan 10 albümü kendi cümleleriyle anlatıyor. Sonradan Replikas’a dönüşecek grubu kurduğumuz yıldı. Albüm elime geçtiğinde, bambaşka bir şeyle karşılaştığımı farketmiştim. Aradan geçen on iki yıla rağmen hâlâ yanıtını bulamamış olduğum sorulardan birini Wharton’a (Tiers) sordum. “Bu gitarda ne var, nasıl olur, olamaz ki?” derken “Dert etme, yaparsın.” dedi. Adlarını aldıkları sado-mazo kitap/muzlu kapakları/siyah elbiseleri/nico/deneysel kayıt teknikleri/gürültü/dekadans… The Velvet Underground, üç buçuk albümleriyle bir müzik grubu olmaktan da öte büyülü bir dünya olarak her zaman en önemli ilham kaynaklarımdan biri olacak. Nefret ettiğim lise üniformamla barışmama ve böylece bir miktar uzayacağı belli olan okul hayatıma katkıda bulunan bir “abi”… “Brother My Cup is Empty” şarkısıyla boşalmaya başlayan viski şişeleri ve Cave’in karakterleriyle baş başa geçen geceler, şarkı sözü denen şeyi benim için hiç olmadığı kadar önemli bir yere taşımıştı. Karanlık tarafta geçiş… Joy Division’ı, Ian Curtis’in kendi hayatına son verdiğini bilerek dinlemek çok garip bir deneyimdi. O zaman grubumuzun adı Teenage Riot’tı (tahmin edin nereden). Joy Division şarkıları hemen repertuvara alındı, hatta 1995’te bütün izleyiciler tanıdık da olsa konser verilerek çalındı. “Hayatımı değiştirme” tanımının bu kadar net olduğu anlar çok sık olmaz. Televizyon karşısındayız, 120 Minutes yayımlanmakta. Bir şarkı başlıyor, adı “Afro”. Bittiğinde artık gitar konusunda bambaşka fikirlere sahibiz. Hayat boyu onları kovalayacağız. Lise 3’teydim. Saçlarımı yüzümden okulun kapısından çevrilince soluğu Narmanlı Yurdu’nda almıştım. Narmanlı’nın içinde kedileri sayabilir, Deniz Pınar’la muhabbet çevirip müzik dinleyebilir, istediğiniz bir plaktan kayıt alabilirdiniz. Ben Blixa Bargeld’in grubunun bu albümünü kaydettirmiştim. Tüm hayatımda dinlediklerim açısından en önemli sıçramayı yaratacağını ilk dinleyişte anlamıştım. Henüz kendimize ait bir müzik ortaya çıkarmaktan uzakken, Zen, bulunduğumuz müzik çevresinde ufak çapta bir efsane haline olmuştu. Birdenbire beklenmedik bir olay gerçekleşmiş ve bu albüm Hades’ten yayımlanmıştı. Bildiğimiz hiçbir şeye benzemeyen bu müzikle albüm, bu coğrafyada, bilinen yolları takip etmeden tamamen özgün bir müzik yaratılabileceğinin farkına varmamızı sağlayan şey olmuştu. Syd Barrett’ın etkisi iki aşamalı gelişti. İlki orta ve lise yılları boyunca elimden düşürmediğim Syd Barrett biyografisiydi. The Piper at the Gates of Dawn ise daha “psychedelic” bir hayat yaşamaya başladığımda hatmettim. Müzikal malzemeye sonsuz özgürlükte bir bakışla, gitar çalsa dair her şeyi bir kenara bırakan, enstrümanı ilk kez eline alan bir çocuk kadar açık bir tavırla karşı karşıyaydım. Erkin Koray’ın, 80 darbesinden ve Türk Rock’ının sizlere ömür olmasından önce bu son çalışması. “My Delight” ve “Blonde Man” gibi harika İngilizce parçalar ve “Cümbür Cemaat” gibi arabeskle flört eden bir şarkının yanı sıra Erkin Koray’ın pek bilinmeyen bir parçasını da içeriyor: “Yalnız Sen Varsın”. Gerek şarkı sözleri, gerekse müziğiyle oldukça sert ve farklı bir tavrı olan bir albüm Erkin Koray Tutkusu. Can kadar istikrarlı ve sebatkâr olmasa da Krautrock’ın en deneysel ve ilginç grubu bence Faust’tur. Chris Cutler’ın Recommended Records’ından çıkmış bu albümü ve 44 dakikalık bir kolaj olan The Faust Tapes’i konser için gittiğimiz Roma’da almıştım. Müzikal özgürlükçülüğü sahnede olmanın potansiyel noktasına vardırmış bu radikal grubun, Einstürzende Neubauten üzerinde de önemli etkisi olmuş.