Duygudurum: Charli XCX - Music, Fashion, Film
— Kaynak: Bant Mag
Sayısız varyasyonumuz var, önemli olan bunları deneyimlemek. Charli xcx de böyle düşünüyor sanki.
Charli xcx’in şeker ve metal tatlı, keskin köşeli avare müzik serüveni True Romance (2013) ile başladı. İlk büyük çıkışını SUCKER (2014) ile yaptıktan sonra, Number 1 Angel (2017) ile belirgin bir vizyon dönüşümü yaşamaya başladı. Yeteneği her zaman gözünden tanıdı; RAYE, MØ, Kim Petras gibi isimlerle, onlar henüz sektöre yeni adım atmışken ortaklıklar yaptı. Sonrasında Pop 2 (2017), Charli (2019), how i’m feeling now (2020) ve CRASH (2022) derken kendisinin bile bu kadar büyüyeceğini tahmin edemediği bir “kavga” yarattı. Brat (2024), kimsenin öngöremediği korkunç büyüklükte bir dalgaydı. Bir fenomen oldu. Sadece bir müzik albümünden çok bir görsel, işitsel ve tabii davranışsal bir kültür hâline geldi. O meşhur yeşilin doğru tonuna ve yazının fontuna karar verdikleri an, insanlara aslında artık pirüpak pop starlarından ve empati yoksunluğundan gına geldiğini anlamış olduk. “Relatability”si (bağ kurulabilirliği) yüksek bir imaj çizdi Charli xcx Brat ile. Aslında hep öyleydi; yan binada oturan deli dolu, garip parti kızı imajı hep vardı onun ama biraz cilalanmaya ihtiyacı vardı. O cila da gelince albüm ve çevresindeki her şey daha da çok sevildi, bu ve tersi olmaya devam etti. Sonucunda da Charli bu kavgayı (dönemi) farklı yer ve zamanlarda yaklaşık beş kere falan bitirmesine rağmen Brat onun peşini bir türlü bırakmadı. The Moment (2026) filmiyle de bununla dalgasını geçerek dönemi son kez bitirdi. Herkes, Brat’ten sonra ne geleceğini çok merak ediyordu elbette. Yazılabilecek birkaç senaryo vardı. Aynı formülü büyük ölçüde tekrarlayabilirdi; Brat gibi daha herkesin kulağıyla anlaşan bir dance pop albümü yapabilirdi, eski afacan “PC Music” personasına, belki yine tayfasını toplayıp –Pop 2 ve Charli’de olduğu gibi- dönebilirdi. Sonrasında pişman olduğu “Dans pisti öldü.” gibi talihsiz bir açıklama yapması bu senaryoları biraz çürüttü. Ters köşenin geleceğinin spoiler’ını orada biraz vermişti. Yeni albümünün açılış parçası ve çıkış teklisi “Rock Music”, diğer 11 parçanın tümü gibi Charli’nin hukukunun Sucker dönemine kadar dayandığı kankası A. G. Cook prodüktörlüğünde kaydedilmiş. Sözler ilk bakışta çok yüzeysel. Ama The Moment ile tescillediğini gördüğümüz hiciv yeteneği burada da göz kırpıyor. Çok stereotipik bir “rock dinleyicisi” imajı çiziyor, yetmezmiş gibi kafasını ileri geri sallıyor “I’m really banging my head.”, yani göz kırparak “Rock müzik yapıyoruz, haberiniz olsun.” diyor. Artık bir rock star olduğunu iyice anlamamız için albüm kapağına John Cale’e bile yer vermiş. 2025’te Wuthering Heights soundtrack’i House ile ilk kez birlikte gördüğümüz ikili, Music, Fashion, Film (2026) için de bir araya gelmiş. İkinci parça “SS26”, zaten yıllar boyu “kiç” seçimler yapmış olsa da (bkz: Met Gala 2018 görünümü) modayla yakından ilgilendiğini kanıtlayan bir şarkı. Eski dönemlerinde daha cıvıl cıvıl, renkli ve “camp” görünümler tercih eden Charli xcx, Crash ile birlikte moda çizgisini de değiştirmeye başladı. Kendine daha olgun, kadınsı ve seksi bir imaj yarattı. Brat ile bu imajın üstüne koyup tam bir Mugler / Balenciaga kızı estetiğini benimsedi. Şarkının sözleri ise yine yarı ironi yarı ciddi bir üslupla Charli’nin dünyaya ve sektöre dair görüşlerini taşıyor. “Hiçbir şey bizi kurtaramaz, müzik de moda da film de. Hepimiz cehenneme giden bir podyumda yürüyoruz.” diyor. Bu da “E, o zaman ne bütün bu tantana?” diye düşünmeye itiyor. Hem de öyle bir tantana ki albüm kapağında ortada moda devi Marc Jacobs var. 2018’den beri beraber iş birlikleri yapan ikili, bu kez albümün kapak fotoğrafı için bir araya gelmiş. Koskoca adamlar albümün kapağında arzı endam ederken bu kadar evhama gerek var mı gerçekten? Üçüncü şarkı “Card Declined”; işte “relatability” diye ben buna derim! Çoğumuzun hayatından bir parça âdeta. Mah Jong koltuk kadar ileri gitmemiş olabiliriz ama biz de kendimize birer “kişilik” satın alıyoruz kartlarımızla. “I’ll buy some jewelry, a personality.” (“Biraz mücevher, bir de kişilik satın alırım.”) Parça, bozulmuş ve kirli gitar altyapısıyla bana Courtney Barnett esintileri veriyor. Görmek isteyene göz gerekmez, LCD Soundsystem havası da var. Şarkı aslında iki kısımdan oluşuyor, ikincinin adı “I Keep On Thinking Bout You Every Single Day And Night.” Borçlarını düşünüyor zannediyorum. “Camera”, albümün en iddialı parçalarından biri. Tabii bunda klibinin de etkisi var. Klibi izleyince açıklayamadığım bir şekilde duygulandım. Vincent Cassel’in rol aldığı siyah – beyaz, tek plan çekim video, The Moment’ın da yönetmeni Aidan Zamiri imzalı. Cassel klipte aynı vurulma sahnesini tekrar tekrar çekmeye zorlanan bir aktörü canlandırıyor, Charli xcx de onu tekrar tekrar zorlayan yönetmeni. Yine kendine ve kariyerine dair sorgulayıcı bir bakış var sözlerde. “Müzik boş iş mi ki?” diye düşünüyor. Bu kadar şımarıklık olur ama. Pes. Yine de La Haine (1995) göndermesi güzeldi. “2007”, nostalji temalı ve çok dinamik bir parça. 2007 popüler kültür için önemli bir yıl, Charli de bu kültüre ve çocukluğa / gençliğe duyulan özlemi, Troye Sivan ile yaptığı eski hit şarkısı “1999”a bir gönderme yaparak bu parçada kullanmış “I can take you to heaven like it’s 2007 / Pop Star in my bedroom like it’s 2007-7.” (Seni 2007’deymişiz gibi cennete çıkarabilirim. / Sanki 2007’deymişiz gibi, odamda bir pop yıldızı var.) Hannah Diamond’ın plastik – pembe sound’una çok benzettim ben şarkıyı. “I’m Afraid”, yıllar yılı oluşturduğu parti kızı personasının; George Daniel ile evliliğiyle oluşturduğu tezatı anlatıyor. Domestikliğe karşı savunmasız ve tedirgin sanki. “Çocuk yapmak istiyorum ama arkadaşlarımla partilemek de istiyorum.” ikilemine düştüğünü söylüyor. Bir pazar günü bulaşık yıkamak bu asi kız personasının yıkımına bir darbe midir, bunu irdeliyor. “Cooking dinner for my husband, is that how it ends? / Cleaning dishes on a Sunday with our mutual friends.” (“Eşim için akşam yemeği hazırlıyorum; hikâye böyle mi bitiyor? / Pazar günü ortak arkadaşlarımızla bulaşık yıkıyoruz.) Yedinci parça “Yeah”, albümdeki en keyifli duraklarından biri olsa da biraz “filler” havası var maalesef. Oraya sırf orada olsun diye konulmuş hissiyatı veriyor. Tekrarlayan, isyankâr sözler ve bozuk gitar rifflerini bu şarkıda da duyuyoruz fakat “Yeah”, albümün geri kalanındaki fikirleri ileri taşıyacak kadar belirgin bir karakter kazanamıyor. Gelelim sekizinci parçaya, “Wink Wink”. Albümün üçüncü teklisi olarak çıkan şarkının video klibi, daha önce de “Von Dutch” şarkısının remiksinde birlikte çalıştığı Addison Rae’in “High Fashion” klibini anımsattı. Charli bu şarkıda -işte, bu sefer tam anlamıyla göz kırpıp- “Ben bulaşık da yıkıyorum, cam falan da siliyorum. Eskisi gibi değilim artık!” diyor. Çayır, çimen, libido, tavuklar ve Kindle reklamıyla oldukça absürt bir klip olmuş diyebiliriz. “Persona”, tam da hayranların üstünde komplo teorileri üretip magazin malzemesi çıkarabilecekleri potansiyelde sözlere sahip. Brat’teki “Symphaty Is A Knife” gibi “Acaba bunu kime yazdı ya?” diye düşündürüyor fakat teorilerden biri şarkıyı tamamen kendisine yazdığı fikri. Begman’ın Persona’sı gibi bir durum yaratılmak istenmiş olabilir deniyor. Diğer teoriler de şu an arasının bozuk olduğu eski arkadaşları -Rina Sawayama, Sky Ferreira vesaire- ile ilgili. Peaches havası var ama mesela “Boys Wanna Be Her” kauçuksa “Persona” kadife gibi. Tensel, iddialı, karanlık ve komik. Dostluk ve yoldaşlık. “Magic Metal Montana”, Charli’nin, kankası A. G. Cook’a yazdığı bir teşekkür ve sevgi mektubu. “Ölseydin ağlardım.” diyor. Bir zahmet. Bu satırda ikilinin yakın arkadaşı, 2021 yılında hayatını kaybeden prodüktör SOPHIE’ye bir gönderme var. Charli bazı röportajlarda SOPHIE’yi kaybettikten sonra uzunca bir süre toparlanamadığından bahsediyor. Üçlünün beraber çalıştığı Vroom Vroom EP (2016), Charli’nin kariyerinin -kendi deyimiyle- “mihenk taşlarından” biridir. Şarkıda, Cook’un midwest emo ve math rock köklerini onurlandıracak bir altyapı görüyoruz. Albümün son parçası “No One Lasts Forever featuring David Cronenberg