Dondurmam Gaymak’ta komedinin dozu yükseldi

— Kaynak: Hürriyet Kelebek

Okan Çabalar, Zehra Yılmaz ve Atakan Çelik “Dondurmam Gaymak”ın 20 yıl sonra çekilen devam filmi “Dondurmam Gaymak: Gapital”de buluştu. Geçen cuma vizyona giren filmin gala gecesine katıldık, başrol oyuncularıyla yaşadıkları heyecanı konuştuk.

* “Dondurmam Gaymak: Gapital” seyirciyle buluşuyor. Neler hissediyorsunuz? - Okan Çabalar: Heyecanlıyız. Hafif, tatlı bir gerginlik var. - Zehra Yılmaz: 20 yıl önce çekilmiş ve başarılı olmuş bir işin devam filminde olmak büyük gurur ve mutluluk verici. * 20 yıl sonra devam filmi çekmek riskli değil mi? - Okan Çabalar: Tabii ki riskli. Kıyaslama olacak illaki. Bütün filmlerin ikincisi hep büyük risk taşır. İlk “Dondurmam Gaymak” çok organik bir filmdi. Umarım bizim çektiğimiz de öyle olmuştur. Elimizden geleni yaptık. * 2026 versiyonunda nasıl bir “Dondurmam Gaymak” bekliyor seyirciyi? - Okan Çabalar: Komedi dozu daha yüksek bu işin. İlki kadar organik mi bilmiyorum ama komedi açısından daha güvendiğim bir film oldu. Onun dışında ilk filmdeki setin aynısı var. Muğla’da hiçbir şey değişmemiş. Bazı filmler zaman makinesi gibidir. Benim öyle filmlerim var; mesela “Dedemin İnsanları”. Durup durup izlerim. Bu da inşallah onlardan biri olacak. Mekân değişmediği için seni çocukluğuna götürebiliyor çünkü. Hâlâ aynı dokuyu koruyor. - Atakan Çelik: Muğla sizi zaman yolculuğuna çıkaran bir şehir. O hissiyat hakikaten kaybolmamış orada. Yönetmenimiz Eyüp Boz, ilk filmin görüntü yönetmeniydi. O dünyaya hâkim yani. O da bizi iyi yönlendirdi. O sıcaklığı koruduğumuzu düşünüyorum. - Zehra Yılmaz: O sıcaklığı, samimiyeti bulacaklarına kesinlikle eminim. Çünkü sadece biz değil, yerel halk da oynuyor filmde. - Zehra Yılmaz: Tabii! Mesela bir miting sahnemiz var, orada yerel cast inanılmazdı. - Okan Çabalar: Bize şive konusunda da yardımcı oldular. Mesela ben oynarken “Öyle demeyeceksin” diye uyarıda bulunuyorlardı. - Okan Çabalar: Ben daha önce bir filmde Adana şivesi yapmıştım. Başka bir işte Trakya şivesi yaptım. Ama bunda biraz zorlandım. Çünkü mesela Adana şivesi daha keskin bir şive, Ege şivesinde ise belli bir kalıp yok. Aynı kelimeyi başka bir şekilde de söyleyebiliyorlar. - Zehra Yılmaz: Biz şivesiziz, şanslıyız. (Gülüyor) * Canlandırdığınız karakterin en dikkat çeken yönü ne? - Okan Çabalar: Hani sosyal medyada son yıllarda dükkânlarını ya da sattıkları ürünü tanıtırken türlü saçmalıklar yapan ve işi abartanlar var ya; benim karakterim onlardan biri. Sosyal medya fenomeni olmaya çalışıyor. Dükkânını tanıtan modern dondurmacı. Yöresel bir yerde böyle bir adamın olması da tabii komik oluyor. * Sizinle örtüşen bir yanı var mı? Sosyal medyayla aranız nasıl? - Okan Çabalar: Yok, sıfır. Sosyal medyayla aram ‘hiç’ noktasında. Mesela bana “Abi komik video paylaş” falan diyorlar. Ama 80 doğumlu olduğum için ben sokakta büyüyen bir neslin çocuğuyum. Benim üzerimde modifiye duruyor böyle şeyler. Sosyal medya tarafım çok zayıftır. Çok da kızarlar bana bu yüzden. Ama bu da mesleğimin bir parçası haline gelsin istemiyorum yani. * Aslında mesleğinizin bir parçası haline geldi... - Okan Çabalar: Geldi maalesef ama içimden gelmeyen şeyi yapamıyorum ben. O yüzden benimle örtüşen hiçbir tarafı yok canlandırdığım karakterin.