‘Büyüsünü’ 25 yıl boyunca kaybetmedi

— Kaynak: Hürriyet Kelebek

Hogwarts büyücülük okulunu ilk kez beyazperdede 25 yıl önce gördük, bir daha da gözümüzü alamadık. ‘Harry Potter ve Felsefe Taşı’ sinemalara dönerken tüm seriyi ve unutulmaz karakterlerini hatırlayalım. Son sözü de Harry Potter hayranlarına bırakalım.

Her şey 1990’da Manchester’dan Londra’ya giden trende başladı. J.K. Rowling’in yıllar sonra kendi internet sitesinde anlattığına göre peronda beklerken zihninde büyücü olduğunu bilmeyen, sıska, siyah saçlı ve gözlüklü bir çocuk belirdi. Yol boyu o çocuğu, gideceği büyücülük okulunu düşünmeye başladı. Londra’ya vardığında Harry Potter’ın hikâyesi büyük ölçüde şekillenmişti ama Harry’nin okulu Hogwarts’a ulaşması yedi yıl sürecekti. Rowling o sırada annesini kaybetti, Portekiz’e taşındı, evlendi ve bir kızı oldu. Evliliğinin sona ermesinin ardından 1993’te kızıyla Edinburgh’ya döndüğünde yanında ‘Harry Potter ve Felsefe Taşı’nın ilk bölümleri de vardı. Kitabı kafelerde, parklarda, evde kızı uyurken yazdı. Bittiğinde yayınevlerinden peş peşe ret alan kitaba sonunda küçük bir yayınevi olan Bloomsbury (Londra) şans verdi. 26 Haziran 1997’de yayımlanan ‘Harry Potter ve Felse- fe Taşı’nın ilk baskısı 500 adetti. Zamanla Harry’nin büyülü dünyası yetişkinlerin de ilgisini çekti. Yedi kitaplık seri bugün 85 dilde, 600 milyonluk bir satışa ulaştı.Rowling son yıllarda transfobi eleştirilerinin odağında. Kitapların ABD’de büyük bir ilgiyle karşılaşmasının ardından Hollywood, Harry’nin peşine düştü. Warner Bros. 1999’da ilk kitapların film haklarını satın aldı. Ancak Rowling’in önemli bir şartı vardı: Hogwarts, Hollywood’a taşınırken İngilizliğini kaybetmemeliydi. Oyuncuların büyük ölçüde Britanyalı ve İrlandalı isimlerden seçilmesini istedi. Sıra Harry, Ron ve Hermione’yi bulmaya geldiğinde aylarca süren seçmelerin sonunda üç isimde karar kılındı: Daniel Radcliffe (Harry Potter), Rupert Grint (Ron Weasley) ve Emma Watson (Hermione Granger). Kamera karşısına geçtiklerinde Radcliffe 11, Grint 12, Watson’sa 10 yaşındaydı. ‘Harry Potter ve Felsefe Taşı’ 16 Kasım 2001’de sinemalarda gösterime girdi. Film 2001’in dünya çapında en çok hasılat yapan yapımı oldu. Serinin diğer kitaplarının filmleri peşi sıra geldi. Son kitap ‘Ölüm Yadigârları’ysa ikiye bölündü; ilk film 2010’da, ikincisi 2011’de gösterimdeydi. Harry Potter’ın sinema macerasının sona ermesi, büyücülük dünyasına veda anlamına gelmiyor. Rowling’in 2001’de, Harry’nin Hogwarts’ta kullandığı ders kitabıymış gibi kaleme aldığı ‘Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar?’ yıllar sonra yeni film serisinin çıkış noktası oldu. Büyüzoolog Newt Scamander’ın maceralarını anlatan serinin ilk filminin ardından devam filmleri ‘Grindelwald’ın Suçları’ 2018’de, ‘Dumbledore’un Sırları’ 2022’de gösterime girdi. Harry Potter’ın hikâyesi tiyatro sahnesine de çıktı. ‘Harry Potter ve Lanetli Çocuk’ 2016’dan beri Londra’da sahneleniyor. Büyülü hikâyenin HBO imzalı dizisinin de 2027’de izleyiciyle buluşması planlanıyor. Dizi, yedi ‘Harry Potter’ kitabını yeni bir oyuncu kadrosuyla ekrana uyarlayacak. ‘Harry Potter ve Felsefe Taşı’ vizyona girmesinin 25’inci yılı kapsamında Türkiye’de birçok şehirde yeniden gösteriliyor. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Denizli, Gaziantep ve Konya… Harry Potter dünyasına adım atmak için yıldönümünü beklemek şart değil elbette. Mall of İstanbul alışveriş merkezinin içindeki Sihir Dükkanı’nda ‘Harry Potter’ lisanslı ürünleri bulabilirsiniz. Daniel Radcliffe (Harry Potter): Tiyatroya ağırlık verdi. Şu sıralar tek kişilik ‘Every Brilliant Thing’ oyunuyla Broadway sahnesinde. Emma Watson (Hermione Granger): Serinin ardından ‘Beauty and the Beast’ (2017) ve ‘Küçük Kadınlar’ (2019) gibi büyük yapımlarla kariyerini sürdürse de son yıllarda oyunculuktan uzak duruyor. Rupert Grint (Ron Weasley): Daha çok bağımsız yapımları ve televizyon projelerini tercih eden Grint, 2026’da korku filmi ‘Nightborn’le seyirci karşısına çıktı. Tom Felton (Draco Malfoy): Kasım 2025’ten beri Broadway’de sahnelenen ‘Harry Potter ve Lanetli Çocuk’ta yetişkin Draco’yu canlandırıyor. Ralph Fiennes (Lord Voldemort): Ünlü oyuncu ‘The Grand Budapest Hotel’, James Bond filmleri ve ‘Konsey’ gibi yapımlarla kariyerini sürdürüyor. Alan Rickman (Severus Snape): Sekiz film boyunca profesör Severus Snape’i canlandıran Alan Rickman 2016’da 69 yaşında hayatını kaybetti. Robbie Coltrane (Rubeus Hagrid): Harry’yi büyücülük dünyasına götüren ilk isim olan Hagrid’e hayat veren Robbie Coltrane, 2022’de 72 yaşında vefat etti. Michael Gambon (Albus Dumbledore): İlk iki filmin ardından Dumbledore rolünü devralan Michael Gambon’u 2023’te 82 yaşındayken kaybettik. Maggie Smith (Minerva McGonagall): Profesör Minerva McGonagall’a hayat veren Maggie Smith 2024’te 89 yaşındayken aramızdan ayrıldı. ‘Hogwarts’ta onlarla birlikte büyüyormuşum gibi...’ Harry Potter’ı, onunla ilgili içerik üreten hayranlarıyla, namı diğer ‘Potterhead’lerle konuştuk. Taha Şahin (@mosyotaha): 25 yıl önce babamın eve gelirken getirdiği ‘Harry Potter ve Felsefe Taşı’ filminin VCD’siyle hayatım değişti. Zamanla bu karakterler arkadaşlarıma dönüştü. Seri bittiğinde çok sevdiğim bu evrenin peşini bırakmadım. Önce koleksiyon yapmaya, ardından büyücülük dünyasına dair içerikler üretmeye başladım. 10 yıldır Hogwarts’ın mektubunu beklemekten bıkmayan, gerçek dünyanın yorucu temposundan kaçıp biraz soluklanmak isteyen insanlarla bu dünyada vakit geçiriyoruz. Derin Dil (@derinuniverse): Beni en çok etkileyen, bu dünyanın yalnızca sihirli değil, gerçekten var olabilirmiş gibi kurulmasıydı. Gerçek dekorlar, kostümler, ürünler ve mekânlar sayesinde ‘Harry Potter’ yalnızca seyredilen bir hikâye olarak pazarlanmadı; seyirci de fiziksel olarak bu evrenin içine dahil edildi. Yıllar içinde J. K. Rowling’in bazı açıklamaları nedeniyle yarattığı dünyanın kapsayıcılığına daha eleştirel bakmaya başladım. Buna rağmen filmlerin, kitapların potansiyelini prodüksiyon ve deneyimsel pazarlamayla çok daha ileri taşıdığını düşünüyorum. ‘Harry Potter’ı 25 yıl sonra bile bir kültürel olaya dönüştüren şey bence tam olarak bu: Bize yalnızca bir dünya anlatmadılar, o dünyayı deneyimleyebileceğimiz bir yere dönüştürdüler. Begüm İncedemir (@magicollector): İlk kitabı bir arkadaşımdan ödünç almıştım. O gece, yorganın içine saklanıp minik bir ışıkla nefesimi tutarak kitabı bitirmeye çalıştığımı hatırlıyorum. Kitap okumayı zaten seven bir çocuktum ama hiçbir kitabı o hızda ve o tutkuyla tüketmemiştim. Sonra internet forumları, arkadaşlar derken hayatımın çok önemli bir parçası oldu.