Bünyamin Aydın ve Neels Castillon ile 3 soruda “From Earth to Sky”
— Kaynak: Bant Mag
From Earth to Sky, Les Benjamins’in 15. yılı için Apple iş birliğiyle hazırlanan bir koleksiyon, defile ve film projesi.
From Earth to Sky, Les Benjamins’in 15. yılı için Apple iş birliğiyle hazırlanan bir koleksiyon, defile ve film projesi. Bünyamin Aydın’ın tasarladığı kıyafetler, Kapadokya’nın Güllüdere Vadisi’nde, yine tasarımcının imzasını taşıyan üç sıcak hava balonunun altında tanıtılıyor. Fransız yönetmen Neels Castillon’un filme çektiği defileye, Okay Temiz’in “East Breeze (Denizaltı Rüzgarları)” parçası eşlik ediyor. Aydın’ın bölgeye yaptığı araştırma gezisinde karşılaştığı çiçekler, hem koleksiyonun hem de balonların tasarımında belirleyici olmuş. Pembe sarmaşık çiçekleri, yabani sarı laleler ve yeşil topuz dikenlerinden hareketle iPad Pro’da hazırlanan çizimler, balon üreticisi Pasha Balloons ile geliştirilmiş. Koleksiyonda Türkiye’ye özgü kumaşlar ve İpek Yolu’ndan esintilere, 1970’lerin rock kültüründen referanslar katılıyor; defilenin kaftanlı açılışı da Barış Manço’ya selam gönderiyor. Bünyamin Aydın ve Neels Castillon, From Earth to Sky projesinin tamamı iPhone 18 Pro Max ile çekilen filminin ardındakilere dair sorularımızı yanıtladı. Projenin ismindeki yeryüzü ve gökyüzü ilişkisi, işlerinizde nasıl karşılık buldu? Birinizin tasarımda düşündüğünü diğeriniz görüntüye nasıl taşıdı? Bünyamin Aydın: Barış Manço’nun “Kayaların Oğlu” şarkısından ilham aldım: Toprak anamız, kaya babamız. Kaya baba, toprak ana. Anadolu, sayısız medeniyetin ve kültürün oluşturduğu bir mozaik. Bu koleksiyonla Anadolu’nun bu zenginliğini kutlamak, Barış Manço’nun bilgeliğini hepimiz için yeniden yorumlayarak Türkiye’deki gençlere umut vermek istedim. Yeryüzü bize çiçekleri, renkleri ve köklerimizi verdi; gökyüzü ise balonları, hayalleri ve umudu. Filmde bu iki dünya bir araya geldi: Koleksiyon Kapadokya topraklarında sergilenirken balonlar gökyüzüne yükseldi. Barış Manço’nun dediği gibi, “Kolay değil, kayaların oğlu olmak.” Neels Castillon: Bu koleksiyon, Les Benjamins’in 15. yılını kutluyor. Bünyamin’in koleksiyon için geliştirdiği yaklaşım, iki dünyanın buluşması üzerine kurulu: Bir tarafta Anadolu’ya uzanan, toprağa bağlı kökler; diğer tarafta geleceğe dönük, âdeta gökyüzüne uzanan bir hayal gücü var. Yönetmen olarak benim görevim, bu ikiliği sadece görüntülerle anlatmak yerine ona sinematografik bir dil kazandırmaktı. Bu yüzden filme gün doğmadan önce, karanlıkta, ayaklarımız yere basarken başlıyoruz. Henüz rengini bulmamış bir gökyüzünün önünde yalnızca bir balonun siyah siluetini görüyoruz. Bu görüntü, benim için filmin çıkış noktası oldu. Sonrasında her şey yükselmeye ve genişlemeye başlıyor. Kıyafetlerin yakın plan, küçük ayrıntılarından, havalandığımızda çekilmiş baş döndürücü geniş açılı görüntülere geçiyoruz. Bu sırada ışığın rengi de pembeden maviye dönüyor. Tasarım bana renk paletini ve siluetleri verdi; benim rolümse izleyiciyi yeryüzünden gökyüzüne taşıyacak ritmi bulmaktı. Bunu herhangi bir kesinti hissi yaratmadan, sanki tek ve kesintisiz bir nefesmiş gibi yapmak istedim. Balonlar, vadinin manzarası ve sürekli değişen ışık… Kapadokya’da çekim yapmak nasıl bir deneyimdi sizin için? From Earth to Sky’ı başka bir yerde hayal edebilir miydiniz? Bünyamin Aydın: Hayır. Her şey Kapadokya’ya adım attığım anda başladı. Orada topuz dikeni, boru çiçeği ve yabani laleyle tanıştım. Bu çiçekler koleksiyonun renklerine ilham verdi. Kapadokya; ateşin, rüzgârın ve zamanın şekillendirdiği kayaları ve havada süzülen balonlarıyla, yeryüzünün ve gökyüzünün gerçekten buluştuğu bir yer. Anadolu’nun hikâyesi, Les Benjamins’in hikâye anlatıcılığı ve Apple’ın sınırsız hayal gücü orada bir araya geldi; bütün bu enerjiyi ortaya çıkardı. Bu proje başka hiçbir yerde gerçekleşemezdi. Neels Castillon: Güllüdere Vadisi bize bir film platosunda yaratamayacağımız bir şey sundu: Gerçekten başka bir dünyaya aitmiş gibi görünen bir coğrafya. Bu manzaranın önünde neon yeşili, sarı ve pembe renklerde, özel olarak tasarlanmış üç sıcak hava balonu hazırladık. Üç ayrı pistte eş zamanlı olarak çalışıyorduk. Çekimlere gün doğmadan başladığımız için bütün ekip karanlıkta çalışıyordu. Ardından ışık sürekli değişmeye başlıyordu; birkaç dakika içinde pembeden maviye dönüyordu. Böyle anlarda hızlı tepki verebilmek çok önemliydi. Doğaçlamayı çok seviyorum. Güzel bir şey gördüğümde hemen çekmek istiyorum çünkü ışık kimseyi beklemiyor. Bir bulut geçiyor, güneş ışığı vadiye belli bir açıyla vuruyor ve 30 saniye sonra o görüntü kayboluyor. Balonlar filmde yalnızca arka planın bir parçası olmaktan çıkıp birer karaktere dönüştü. Vadinin kendisi de normalde bir yapım tasarımcısının üstleneceği işin yarısını yaptı. From Earth to Sky’ın başka bir yerde hayata geçirilebileceğini düşünmüyorum. Filmin adı, sonradan bulup yakıştırdığımız bir metafor değil. Orada geçirdiğimiz her sabah, vadi bize tam olarak bunu sunuyordu. Bu projenin çalışma masasında ve setinde hangi cihazlar vardı? Kullandığınız uygulamalarla birlikte bu araçlar çalışma sürecinizi nasıl şekillendirdi? Bünyamin Aydın: Tasarım aşamasında ekibimle yaratıcı fikirler üzerinde birlikte çalışmak için Freeform’u kullandım. Şarkıları, kumaş görsellerini, fotoğrafları ve ilk eskizleri aynı pano üzerinde paylaştık. Ekibimle birlikte koleksiyonu ve sıcak hava balonlarını, iPad Pro ve Apple Pencil Pro kullanarak Procreate uygulamasında tasarladık. Fotoğrafların ve referans görsellerin çoğunu iPhone ve iPad’deki Kamera uygulamasıyla çektik. Sette ise filmin tamamı iPhone 18 Pro Max ile çekildi. Tüm bu Apple cihazlarının ve uygulamalarının birbiriyle uyumlu çalışması, Apple x Les Benjamins From Earth to Sky koleksiyonunu ve sıcak hava balonlarını hayata geçirmemizde bize büyük kolaylık sağladı. Yaratıcılık bir takım işi ve kullandığımız her araç birlikte çalışmamıza katkıda bulundu. Bu proje, 15. yılımızı kutladığımız Les Benjamins ve benim için kesinlikle çok önemli bir dönüm noktası. Neels Castillon: Çekimlerin tamamında iPhone 18 Pro Max kullandık. Özel olarak tasarlanmış dronların her birinde de iki iPhone vardı. Benim için önemli olan, değişken diyafram açıklığına sahip 48 MP Fusion ana kamera, balonların geniş plan çekimlerinde kullandığımız ultra geniş açılı kamera ve ışık sürekli değişirken hassas ayarlamalar yapmamızı sağlayan histogram ve beyaz dengesi gibi profesyonel kontrollerdi. Bütün görüntüleri ProRes RAW formatında kaydettik. Çekim sırasında görüntüleri M4 Max çipli bir MacBook Pro üzerinden inceleyerek seçimlerimi anlık olarak yaptım. Renk düzenlemesini kontrol etmek için de M5 çipli iPad Pro kullandım. Açıkçası renkler konusunda epey titizim ve iPad’de gördüğüm tonlar gerçekten çok doğruydu. Bu da stüdyoya dönüp görüntüleri yeniden değerlendirmeyi beklemektense doğrudan çekim alanında karar verebilmemi sağladı.