Bir kameranın ikinci hayatı: Steve Gullick ile Widelux üzerine
— Kaynak: Bant Mag
Steve Gullick ile Widelux deneyimlerini, kamerayla olan bağını ve yeni sürümle ilgili fikirlerini konuştuk.
1950’lerin sonunda ortaya çıkan Widelux, panoramik fotoğraf makineleri arasında her zaman ayrıksı bir yerde duruyordu. Geleneksel bir geniş açı objektif yerine, sahneyi kendi ekseni etrafında hareket eden bir lensle tarıyor; görüntüyü tek bir anda dondurmaktansa birkaç saniyelik bir zaman dilimini tek bir negatif üzerinde topluyordu. 35 mm Widelux F1 modelinin 1958’de piyasaya sürülmesiyle bu tuhaf mekanik fikir daha taşınabilir bir forma kavuştu. Ortaya çıkan sonuçlar da en az mekanizması kadar kendine özgüydü: Geniş ve sinematografik bir kadraj, hareket ettikçe esneyen yüzler, eğrilen çizgiler, aynı karede birbirinden farklı anlara ait küçük hikâyeler. Widelux’un kusurları, zamanla onun görsel dilinin kendisine dönüştü. Kameranın üretimi 2000’de sona erdi. Fabrikanın kapanmasıyla birlikte Widelux yavaş yavaş yaşayan bir fotoğraf aracından koleksiyon nesnesine dönüştü. Kullanmak isteyenlerin yolu ikinci el dükkânlarına, eski parçalara ve artık üretilmeyen bir mekanizmayı ayakta tutmaya çalışan tamircilere düşüyordu. Belki de bu kameranın sürpriz elçilerinden biri, bir Hollywood yıldızıydı. Jeff Bridges Widelux’la ilk kez lise yıllarında karşılaştı; yıllar sonra, 1970’lerde, King Kong remake’inin çekimlerinde kamera hayatına tekrar girdi. 1984’te Starman setinde çektiği Widelux fotoğrafları, oyuncu Karen Allen’ın önerisiyle film ekibi için hazırlanan kitaplara dönüştü; Bridges sonraki yıllarda çalıştığı pek çok film için benzer kitaplar üretmeye devam etti. Bridges, bu arşivi ilk kez 2003 tarihli Pictures: Jeff Bridges kitabında bir araya getirdi. The Last Picture Show’dan The Big Lebowski’ye uzanan set fotoğraflarını içeren kitabı, 2019’da yayımlanan Pictures Volume Two takip etti; ikinci cilt de True Grit, TRON: Legacy, Crazy Heart ve Hell or High Water gibi yapımların kamera arkasına Widelux’un geniş kadrajından bakıyordu. Uzun süredir baskısı bulunmayan iki kitap da 2026’da yeniden basılıyor ve şu anda Bridges’ın web sitesi üzerinden ön siparişe açık. Jeff Bridges (@thejeffbridges)'in paylaştığı bir gönderi Jeff Bridges (@thejeffbridges)'in paylaştığı bir gönderi Ve şimdi, üretiminin üzerinden çeyrek asırdan fazla zaman geçtikten sonra, Widelux yeniden üretiliyor. Jeff Bridges ve eşi Susan’ın SilverBridges çatısı altında, Almanya’da elle üretilen yeni WideluxX’ın ilk serisi yalnızca 350 adet olarak planlandı. Nisan 2026’da açılan ön siparişlerde kameranın fiyatı 4.400 dolar olarak belirlendi; ilk saatlerde yüzlerce fotoğraf meraklısının sıraya girdi, mayıs ayında ise Bridges ilk serinin neredeyse tamamının satıldığını duyurdu. Widelux çoğu kameranın aksine hareketli ve panoramik lensiyle âdeta bir kara delik gibi zamanı ve fiziği bükerek bir kareye hapsedebiliyor. Bu ayrıksı özelliği Widelux’u, İngiliz fotoğrafçı Steve Gullick’in 90’lardan bu yana favori kameralarından biri yaptı. Gullick’in Nirvana’dan Pavement’a, Savages’dan Nick Cave’e uzanan fotoğraflarında olduğu gibi Widelux’un kenarlara doğru bükülen geniş perspektifi, kadraja müzisyenler kadar etraflarında olup biteni de dahil ediyor. Steve Gullick ile Widelux deneyimlerini, kamerayla olan bağını ve yeni sürümle ilgili fikirlerini konuştuk. Widelux’u ilk aldığın zamanı, onunla çektiğin ilk kareleri ve sana nasıl hissettirdiğini hatırlıyor musun? Sanırım 1992’ydi. Alışmamın biraz zaman aldığını hatırlıyorum. Yakın çekimlerde kullanacaksam küçük bir diyafram açıklığı kullanmam gerektiğini ve parmaklarımın kadraja girmemesi için kamerayı kenarlarından tutmam gerektiğini kısa sürede fark ettim. Eski fotoğraf makinelerinin yeniden keşfedilmesi, canlandırılması ve yeni etiketler, yeni trendler altında tekrar dolaşıma girmesi hakkında ne düşünüyorsun? Widelux’la ilk karşılaştığında sende nasıl bir izlenim bırakmıştı? Bence harika. Bu makinelerin yeniden üretiliyor olması gerçekten inanılmaz. 35mm Widelux’a bayılıyorum; kompakt ve yaratıcılık açısından sonsuz imkân sunuyor. Bir de 120 Widelux’um var ama onu daha az kullanıyorum. Devasa bir makine, bir ruloda altı kare çekiyor ve netlik ayarı yapabiliyorsunuz. Sonuçları muhteşem ama kullanırken her şeyi dikkatlice düşünmeniz gerekiyor. 35mm olan ise neredeyse doğrultup çekebileceğiniz kadar pratik. Uzun yıllardır Widelux’la inanılmaz fotoğraflar çekiyorsun. Hem portrelerin hem de manzara fotoğrafların gerçekten dikkat çekici. Bu kamerayı senin için benzersiz kılan, seni tekrar tekrar ona döndüren şey nedir? Görüntü formatına ve lensinin olağanüstü kalitesine bayılıyorum. Döner lens mekanizması da hareket aracılığıyla görüntüye soyutlama katmak için inanılmaz yaratıcı bir araç. Fotoğraf dünyasının giderek daha dijital hâle geldiği bugünlerde Widelux’u eskisi kadar sık kullanıyor musun? Aslında bir süredir pek kullanamıyordum, çünkü yaklaşık iki yıl boyunca Fransa’daki bir kamera tamircisine gidip geldi. Tamir etmeyi başaramadı ve sonunda beni İskoçya’daki başka bir tamirciye yönlendirdi. O da bir hafta içinde halletti. Şimdi Widelux geri döndü ve çok mutluyum; yine sık sık kullanıyorum, her çekimde yanımda. Tekrar iyi durumda olması beni gerçekten çok mutlu ediyor. Yanımda olmadığı dönemde kendimi epey eksik hissettim. Widelux’un kendine özgü hafif optik bozulmaları ve panoramik görüntüleri gerçekten çok güzel. Ancak günümüzün dijital dünyasında insanların bunların değerini artık tam olarak kavrayamadığını düşünüyorum. Panoramik fotoğraflara telefon ekranından bakmak da muhtemelen haklarını vermiyor. Bu anlamda panoramik fotoğrafçılığın yeniden canlanmayı hak ettiğini düşünüyor musun? Kesinlikle. Bu kameralar basılmak üzere fotoğraf üretiyor. Benim bütün analog fotoğraflarım karanlık odadan geçiyor. Sonra da o dijital canavarı doyurabilmek için baskıları taramak zorunda kalıyorum. Aslında oldukça ironik. Ama sonuçta elimde baskılar kalıyor ve gerçekten çok güzel şeyler.