Anime takviminde 2027: Takibe aldığımız 12 dizi

— Kaynak: Bant Mag

2027’de yayına başlayacak yeni anime dizilerinden, şimdiden ismini kenara not almak isteyebileceğiniz birtakım önerilerimiz var.

2027’de yayına başlayacak yeni anime dizilerinden, şimdiden ismini kenara not almak isteyebileceğiniz birtakım önerilerimiz var. Listedeki 12 dizi; bilim kurgudan ilk aşklara, tarihsel kurmacalardan Japon mutfağına uzanıyor. 2050, Tokyo’nun Shibuya semti. İnsanlara hizmet etmek üzere üretilmiş “Robotica” adlı insansı yapay zekâ makineler, gündelik hayatın bir parçası. Teknolojinin herkese rahat ve mutlu bir yaşam vadettiği bu şehirde Lily adlı gizemli bir kızın ortaya çıkması, kurulmuş düzeni tartışmaya açan olayları beraberinde getiriyor. İllüstratör Mika Pikazo’nun yarattığı dünyada geçen RE:BEL ROBOTICA’nın yapımını SILVER LINK üstleniyor. Senaryoda parmağı olanlar arasında Dopeman ile tanınan bilim kurgu yazarı Ryo Yoshigami var. Gazeteci Shiro Yamaoka ve Yuko Kurita, Japon mutfağının en iyi örneklerinden oluşan bir menü hazırlamakla görevlendiriliyor. Yemekleri ve malzemeleri araştırırken tanıştıkları insanların sorunlarına da çözüm arıyorlar. Rakipleri ise Yamaoka’nın arasının bozuk olduğu babası, ünlü gurme Yuzan Kaibara. Tetsu Kariya ve Akira Hanasaki’nin 1983’ten bu yana yayımlanan mangasından uyarlanan Shin Oishinbo, önceki televizyon serisinin bitişinden tam 35 yıl sonra yayımlanıyor.. İnsanların cinsiyetsiz doğduğu ve büyüdükçe cinsiyetlerini belirlediği bir dünyada, Hinase henüz bu seçimi yapmamış. Çocukluk arkadaşları Ritsu ve Shiori’nin aynı gün aşk itirafı almasıyla üçünün ilişkisi değişmeye başlıyor. Hikâye, Hinase’nin ilk aşk deneyimini ve çevresindekilerin cinsiyetine dair beklentileriyle nasıl başa çıktığını izliyor. Tsumuji Yoshimura’nın mangasından uyarlanan Just Like Mona Lisa’nın animasyonları Monogatari ve Madoka Magica ile tanınan Shaft’a, müzikleri Yuki Hayashi’ye ait. Garena’nın mobil battle royale oyunu Free Fire, bu kez şirket komplolarıyla dolu bir bilim kurgu olarak animeye uyarlanıyor. Daybreak’in geçtiği New Dawn şehrinde yönetim, Horizon Corporation’ın elinde. Hafızasını kaybetmiş Kelly ise 16. yaş gününde, kilitli olan her şeyi açabilmesini sağlayan bir güç kazanıyor. Yeni arkadaşlarıyla birlikte, şirketin deney programının arkasında ne olduğunu bulmaya çalışıyor. Şirketlerin yönettiği şehirleri ve gizli deneyleriyle Final Fantasy VII ve Cyberpunk: Edgerunners’ı akla getiren Free Fire: Daybreak için ilkbaharı bekleyeceğiz. Netflix, Luffy’yi açık denizlere göndermeye doyamadı ama bu muhtemelen One Piece’e başlamak isteyip bölüm sayısını görünce vazgeçenler için iyi bir haber. Aynı macerayı başa saran yeni anime dizisi, Eiichiro Oda’nın mangasındaki East Blue bölümünü ekrana taşıyacak. Korsanlar Kralı olmak için yola çıkan Luffy’nin ilk mürettebatını nasıl topladığı odakta. Bu kez animasyonlar, Attack on Titan’ın ilk üç sezonu ve Spy × Family ile tanınan WIT Studio’ya emanet. Yönetmen koltuğunda Masashi Koizuka var. Şubat 2027’de Netflix’te yayımlanacak ilk sezonun yedi bölümü de aynı gün erişime açılacak. Yani şimdilik yetişmeniz gereken bölüm sayısı oldukça makul. Büyünün unutulduğu bir kıtada yaşayan Siasha, cadı olduğu için insanların korkusuna ve saldırılarına hedef oluyor. Onu öldürmek için gelenler arasında, deneyimli paralı asker Zig Crane de var. Ancak karşılaşmaları Siasha’nın ölümüyle sonuçlanmıyor: Cadı, Zig’i koruması olarak tutuyor ve ikili, Siasha’nın saklanmak zorunda kalmayacağı bir yer bulmak için yola çıkıyor. Nisan 2027’de Japonya’da yayına başlayacak Witch and Mercenary’nin kaynağı, Chohokiteki Kaeru ve çizer Kanase Bench’in roman serisi. Uyarlamayı Shinpei Ezaki yönetiyor. Shōgun ve Blue Eye Samurai ile samuray hikâyelerine merak salanlar için sıradaki durak, 19. yüzyıl Kyoto’su olabilir. Japonya’da şogunluğun son yıllarında geçen Inherit the Winds, Shinsengumi üyelerinin hayatını hafızasını kaybetmiş Jinsuke Tachikawa üzerinden anlatıyor. Yutaka Narui’nin Caramel Box tiyatro topluluğu için yazdığı oyunlardan esinlenen Inherit the Winds’in prömiyer tarihi Ocak 2027. Tomohiro Kawamura’nın yönettiği dizinin müzikleri, Quruli’nin kurucularından Shigeru Kishida imzalı. Baş karakterin sesi ise J-Pop grubu Snow Man’in üyelerinden Daisuke Sakuma. Kuzeyde geçen alışılmadık dedektiflik hikâyelerine ilgi duyuyorsanız doğru yerdesiniz. İzlanda’da büyükbabasının yanında yaşayan 17 yaşındaki Kei Miyama, geçimini özel dedektiflik yaparak sağlıyor. Kayıp köpekleri ve ilk görüşte âşık olunan yabancıları ararken adayı Jimny’siyle dolaşıyor. Jimny vurgusu önemli, zira Kei’nin işini kolaylaştıran bir yeteneği de var: Arabalarla konuşabiliyor. Aki Irie’nin mangasından uyarlanan Go with the Clouds, North-by-Northwest, 2027’de Japonya’da TBS’te, dünya genelindeyse Netflix’te yayına başlayacak. Serinin ismi absürtlük seviyesini yeterince yansıtmadıysa bir de ortamı anlatalım: Öğrencileri siyasetçilerin ve Hollywood yıldızlarının çocukları olan bir anaokulundayız. Öğretmen kadrosunu, cezalarının hafifletilmesi karşılığında burada görevlendirilen suçlular oluşturuyor. Görev tanımlarının en önemli maddelerinden biri de çocukları suikastçılardan korumak. Baş karakterimiz Rita’nın yakışıklı suikastçılara zaafıysa işleri biraz karıştırıyor. Anaokulu mesaisini bol silahlı bir romantik komediye çeviren Kindergarten WARS, You Chiba’nın aynı adlı mangasından uyarlanıyor. LONA’nın yakın gelecek tasvirinde insanlar, mesleklerini ve gündelik hayatlarını Mahora adlı sanal ortamda sürdürüyor. Ansızın burada ölmüş insanların avatarları belirmeye başlıyor. Bu avatarların saldırısına uğrayanlar, gerçek hayatta komaya giriyor. Olayları araştırmakla görevlendirilen Ao ve stajyeri Sango da cevapları ölülerin beyinlerinde arıyor. İçinden nörobilim laboratuvarı geçen bir bilim kurgu, sindirmesi kolay olmayacak muhtemelen.