33. Adana Altın Koza Film Festivali'nde Radarımıza Takılanlar
— Kaynak: Beyazperde
Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali için geri sayım başladı. Bu yıl seçkide neler var?
Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali için geri sayım başladı. Bu yıl seçkide neler var? "33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali" için geri sayım başladı. Bu yıl 26 Eylül - 4 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek olan festivalin Beyazperde.com olarak medya sponsoruyuz. Yıllardır sinema salonlarında, festivallerin nabzını tutmaya çalışan biri olarak bu yılki seçkiyi incelediğimde hissettiğim heyecanı sizinle de paylaşmak istedim. Hem ulusal yarışmada yarışacak taze yapımlar, hem de dünya sinemasının usta işi örnekleri arasında, özellikle tür sinemasına ve güçlü görsel estetiğe olan ilgimi cezbeden harika bir program var. Gelin, bu yıl Adana'da salonlara kapanıp izlemeyi sabırsızlıkla beklediğim filmlere birlikte göz atalım. Bu yıl dünya sineması seçkisi adeta bir şampiyonlar ligi gibi. Özellikle Cannes'da yakından takip ettiğimiz, "Drive My Car"ın yönetmeni Ryūsuke Hamaguchi'nin Virginie Efira ve Tao Okamoto ile buluştuğu Birdenbire (All of a Sudden) listemin en başında. Bir diğer dev isim Pawel Pawlikowski'nin 2026 Cannes'ından En İyi Yönetmen Ödülü'yle dönen filmi Ata Yurdu (Fatherland) ise İkinci Dünya Savaşı sonrasının yıkık Almanyasında Thomas Mann ve kızının yüzleşmelerle dolu yolculuğunu anlatıyor; tarihsel atmosferiyle kesinlikle kaçırılmamalı. Gerilim dozu yüksek yapımları her zaman sevmişimdir; Marie Kreutzer'in Léa Seydoux ve Catherine Deneuve'ü bir araya getirdiği Nazik Canavar (Gentle Monster) tam da bu türdeki açlığımızı doyuracak cinsten. Görsel estetiğiyle beni en çok heyecanlandıran yapımlardan biri ise görüntü yönetmenliğini Gökhan Tiryaki'nin üstlendiği Düşlediğimiz Bahçe (The Garden We Dreamed). Tayland Yeni Dalgası'nın önemli ismi Pen-Ek Ratanaruang imzalı Son Yemek (Morte Cucina) de seçkinin atmosferik derinliğini artırıyor. Yerli yapımlarda da merak unsuru oldukça yüksek. Alphan Eşeli'nin prömiyerini Tribeca'da yapan ve Amerikan eleştirmenlerden geçer not alan filmi Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri, ulusal yarışmanın iddialı işlerinden. Tunç Şahin'in oyuncu kadrosuyla dikkat çeken Canavar'ı ve "Güvercin" filmiyle tanıdığımız Banu Sıvacı'nın yeni filmi Günyüzü de salonlarda ilk fırsatta izleyeceğim yapımlar arasında yer alıyor. Gelelim benim gibi eski dönem korku klasiklerini ve sinema tarihinin tozlu raflarını sevenlerin kalbini çalacak o özel bölüme... Mehmet Muhtar'ın 1953 yapımı, Türkiye sinemasının erken dönem korku örneklerinden Drakula İstanbul'da'nın Sinematek/Sinema Evi tarafından restore edilen kopyasını perdede izlemek benim için eşsiz bir nostalji ve keşif deneyimi olacak. Klasik arayanlar için bir diğer başyapıt, Gillo Pontecorvo'nun Marlon Brando'lu sömürgecilik karşıtı kült filmi İsyan! (Queimada). Orta Doğu sinemasının usta ismi Jocelyne Saab'ın "Beyrut, Bir Daha Asla" ve "Bıçak Sırtı" gibi filmleri de restore edilmiş kopyalarıyla festivalin "Direniş ve Yıkım Arasında" seçkisinde bizi bekliyor. Son olarak, animasyon tutkunları için Cannes Eleştirmenler Haftası'nı açan Phuong Mai Nguyen imzalı Dalgalarda (In Waves), yenilikçi görsel diliyle kaçırılmaması gerekenler listemde. Adana'nın sıcağına sinemanın büyüsünün eklendiği bu dolu dolu seçkide, salonlarda görüşmek üzere!