2026’nın dikkat çeken 20 yeni dizisi (şimdilik)
— Kaynak: Bant Mag
Yıl henüz bitmedi ama yeni diziler arasından dönüp konuşmak istediklerimiz şimdiden birikti. 2026’da yayına başlayan 20 diziden oluşan listemiz, izleyecek bir şeyler arayanların işini kolaylaştırabilir.
Yıl henüz bitmedi ama yeni diziler arasından dönüp konuşmak istediklerimiz şimdiden birikti. 2026’da yayına başlayan 20 diziden oluşan listemiz, izleyecek bir şeyler arayanların işini kolaylaştırabilir. Game of Thrones evreninde geçmesine rağmen daha ilk andan itibaren kendine özgü bir dil ve ruh kurmayı başaran A Knight of the Seven Kingdoms; sıcaklığı, mizahı ve izleyiciyle kolayca bağ kuran detaylarıyla alışık olduğumuz destansı anlatıdan çok daha insani bir şövalye hikâyesi sunuyor. Zaman çizgisinde yaklaşık 100 yıl geriye, Demir Taht’ın Targaryen hanedanınca yönetildiği döneme gidiyoruz. Kendini kanıtlama gayesindeki Dunk ile yardımcısı “stajyer şövalye” Egg’in yollarını bulma çabasına şahitlik ediyoruz. Öncüllerinden çok daha muzip bir tona sahip altı bölümlük seyirlik, kasvetli Game of Thrones evreninin brutal tavrından ödün vermiş; baş karakteri ile paralellik barındırır biçimde sade, doğrudan ve gösterişten uzak. Yani dizinin yaratıcılarından biri ve yürütücü yapımcısı Ira Parker’ın da sık sık vurguladığı üzere bu hikâye gerçekten de görkemden çok dokuyla, efsaneden çok insan olmak ile ilgileniyor. İkinci sezon onayı ise hâlihazırda cepte. Zelal Buldan’ın A Knight of the Seven Kingdoms yaratıcı kadrosu ve oyuncularıyla yaptığı röportajı buradan okuyabilirsiniz. Sound of Metal, Nightcrawler, The Long Goodbye ve The Night Of gibi çeşitli yapımlardan tanısak da Riz Ahmed sadece oyunculuk kariyeriyle değil; rapçi kimliği ve güçlü politik duruşuyla da öne çıkıyor. Bait’te ise hem başrolde yer alıyor hem de dizinin yaratıcılığını ve senaristliğini üstleniyor. Ahmed’in dizide hayat verdiği Shah Latif karakteri âdeta kendini canlandırıyor gibi; diziyi başarılı kılan en önemli detaylardan biri de bu yaklaşımı. Londra’da tutunmaya çalışan oyuncu Shah’ın kariyerindeki en büyük fırsat (James Bond seçmeleri) ile yüzleşmesiyle başlayan hikâyede Bond olma ihtimali Shah için bir başarının ötesinde kendi kimliğiyle, medyanın acımasız yargısıyla ve ailesinin beklentileriyle yüzleşmek zorunda kaldığı bir dönüm noktasına dönüşüyor. Harun Kubat’ın Bait ile ilgili değerlendirmesine buradan ulaşabilirsiniz. Beklenti, iletişimsizlik, omuzlara binen sorumluluk gibi türlü faktörün üst üste binerek insani ilişkileri buzullar gibi günden güne erittiği ve aşina olunmadık enteresan gelişmeleri beraberinde getirdiği modern dünyaya Missouri dolaylarından pencere açan mini seri. Patriot, Wonder, The Secret Life of Walter Mitty gibi işlerin yaratıcısı Steve Conrad kara komedi – suç olarak sınıflandırılan dramasında kıvrımları, tabaka tabaka ilerledikçe değişen renk ve boyutları, beklenmedik virajları olan tür bükücü bir bileşim üzerinden masaya yatırmış konuyu. Yerel televizyon kanalında hava durumu sunucusu olan Clark (Jason Bateman) ve birlikte çalıştığı, profesyonel hayatında tökezlemiş, özgüven konusunda çekinceleri olan işaret dili tercümanı Floyd (David Harbour) “yalnızlıkla boğuşan orta yaş krizindeki kırılgan erkek” paydasında buluşup yakın arkadaş oluyor. Clark’ın, Floyd’un eşi Carol (Linda Cardellini) ile ilişki içinde olması ve bencilce sebeplerden Floyd’u DTF St. Louis uygulamasına yönlendirmesi ise herkes için geri dönülmez, korkunç sonuçlar doğuruyor. Dedektif ikilisi Donoghue Homer (Richard Jenkins) ve Jodie Plumb’ın (Joy Sunday) dâhil olmasını gerektiren türden! Burcu Teker’in oyuncuları ve yaratıcılarıyla diziyi konuştuğu söyleşiyi buradan okuyabilirsiniz. Yellowstone evreninin yeni bebesi Dutton Ranch, belki de en büyük heyecanla beklediğimiz spin-off projeydi. Montana’daki arazileri yanıp kül olan Beth (Kelly Reilly) ile Rip’in (Cole Hauser) kendileri ve 19 yaşındaki oğulları Carter için Teksas’ın Rio Paloma kasabasında yeni bir hayat kurma mücadelesinin içine çekiliyoruz. Tahmin edebileceğimiz üzere, beladan uzak durarak sonsuza dek mutlu mesut yaşamayı planlayan ikili için işler pek de planladıkları gibi gitmiyor. Bize de ABD’nin uçsuz bucaksız, haksız, hukuksuz arazilerinde onlara eşlik etmek düşüyor. New Girl, Dying for Sex ve The Dropout gibi sükseli projeleriyle tanıdığımız Elizabeth “Liz” Meriwether’ın suç draması Furious, ilhamını Bob Rafelson’ın 1987 yapımı neo-noir psikolojik gerilimi Black Widow’dan alarak biri dedektif biri seri katil iki kadının öyküsü ekseninde şekilleniyor. Çoğunlukla nüfuzlu beyaz erkekleri hedef alan, renkli ve bir o kadar da gizemli genç kadın ve onun izini süren çömez FBI ajanının ilişkisine paralel olarak, ikisinin de kilit parçası hâline geldiği soruşturmayı konu alıyor. Sezon finalini yapmadan önce ikinci sezon onayını kapan dizinin başrollerinde karakterine hazırlanmak için gerçek FBI ajanlarıyla haftalarca gölge çalışması yapan Shameless yıldızı Emmy Rossum ile Say Nothing’le parlayan Lola Petticrew var. Zeynep Naz Günsal’ın Furious ile ilgili detaylı değerlendirmesine buradan ulaşabilirsiniz. 2024’ün en kalburüstü yapımlarından Baby Reindeer’ın ardındaki üç Emmy ödüllü zihin Richard Gadd’in yaratıcısı ve senaristi olduğu Half Man, iki karakteri arasındaki dinamik aracılığıyla erilin baskı ve bastırılmışlığı, beklentileri, erkekliğe içkin -ha fiziksel, ha duygusal; ha içe, ha dışa dönük- şiddeti ve tüm bunlardan türeyen yıkımı betimliyor. Kapanmamış yaraların, çözülmemiş sorunların bugünü şekillendirdiği; “seni, sen olmayı ve seni yok etmeyi istiyorum” diyen hem fail hem mağdur gömleğini giymiş baş karakterleri ile Half Man seyir tecrübesi zor, huzursuz edici bir deneyim. Zeynep Naz Günsal’ın başrol oyuncularından Jamie Bell ile sohbetini buradan okuyabilirsiniz. Derry Girls izlemiş ve sevmiş olanlar kaçırmasın. Lisa McGee, bu defa hikâyeyi 1990’lar Belfast’ından bugüne, okul döneminden orta yaş eşiğindeki üç kadına çeviriyor. Derry Girls kadrosundan tanıdığımız bazı simaların kamera önünde yeniden buluşmasına da tanık oluyoruz. Yollarını ayırdıkları eski arkadaşları Greta’nın cenazesi için Donegal’e giden Saoirse, Robyn ve Dara, tabuttaki cesedin Greta’ya ait olmadığını fark ettikleri anda kendilerini hem bir ölüm bilmecesinin hem de okul yıllarında beraber sakladıkları karanlık bir sırrın peşine düşmüş hâlde buluyor. İrlanda’ya özgü anlatımı, diyalogları ve deadpan mizahıyla tek solukta izlenebilecek sekiz bölümlük serinin daha fazlasını vadettiğini söylemek güç. Ama meraklısını memnun edeceği kesin. James Gunn’ın temellerini elden geçirdiği DC Evreni’nin küçük ekran zincirine yeni halka Yeşil Fenerler cephesinden geliyor. Chris Mundy, Damon Lindelof ve Tom King tarafından Green Lantern çizgi romanından geliştirilen süper kahraman seyirliği, galaksiler arası barış gücü mensupları Hal Jordan (Kyle Chandler) ve John Stewart’ın (Aaron Pierre) gizemli bir cinayeti araştırırken kendilerini çok daha büyük ve karanlık bir komplonun içinde bulmaları ekseninde şekilleniyor. Klişeleşmiş bir süper kahraman anlatısından ziyade katmanlı bir polisiye olarak öne çıkan Lanterns’ın tonu için Gunn, True Detective benzetmesinde bulunmuş. Görüntü yönetimi True Detective, Pachinko sinematograflarından Florian Hoffmeister, Ozark ve Wonder Man’den sorumlu Armando Salas ile The Killing, Watchmen ve Game of Thrones emektarı Gregory Middleton ortaklığı. Margo’s Got Money Troubles, bir Rufi Thorpe romanı uyarlaması ve adıyla müsemma kendisini yıpratmak için tasarlanmış koşullarda hayat kurmaya çalışan genç bir kadının hikâyesini odağına alıyor. Evli bir üniversite profesörü ile yaşadığı ilişki sonucu hamile kalan ve dünyaya getirdiği bebeği Bodhi’yi tek başına büyütmeye karar veren parlak yazar adayı Margo, geçim derdine eski profesyonel güreşçi babasının desteğiyle açtığı son derece kreatif OnlyFans hesabında yarattığı çevrimiçi kimlikle çözüm buluyor. Dizi kimlik, inanç, işlevsiz aile dinamikleri, ebeveynlik sorumlulukları, ekonomik kriz, seks işçiliği, bağımlılık gibi güncel ve ciddi konuları insani bir ritim üzerinden kırılgan, şeffaf ve samimi karakter çalışmalarıyla dengeliyor. Margo’ya hayat veren Elle Fanning’e eşlik eden ışıltılı kadrodaki bazı diğer isimlerse Nick Offerman, Michelle Pfeiffer, Nicole Kidman, Greg Ki